Türk çocuğunun en yetenekli olduğu dal basketboldur

İspanya Milli Takımı maçı basketbolumuza duyduğumuz güveni artırdı. Bardağın dolu tarafına bakarsak, (her ne kadar maçı farklı kaybetmiş olsak da) Avrupa’da yenemeyeceğimiz takım yoktur inancımız daha da güçlendi. Bardağın boş tarafı ise, ‘Avrupa’da yenilmeyeceğimiz takım da yoktur’ fikri ortadan kalkmadı. Sadece bardağın boş tarafı 1 puan kazanmış oldu. Üstelik iç yüzünü bilmediğimiz bir sebepten dolayı kadroda Melih Mahmutoğlu yoktu. Eğer kadroda Melih olsaydı bizim deplasmanda İspanya’yı yenme şansımız artar, bardağın dolu tarafı bir kaç puan daha kazanır ve ‘Türkiye’nin Avrupa’daki en başarılı spor branşı basketboldur’ pankartını açma şansımız artardı.

Oyuncu Geliştirme Koçu
Bugün, bütün dünya yenilikler peşinde. Yenilikler içinde en başta asistan koçlara verilen önem geliyor. Asistan koçların görevleri eskiden sınırlıydı. Sınırlı görevleri içinde en başta gelen taktik tahtalarını koçlara vermekti. İkinci görevleri ise maçlarda oyuna girmeyip kenarda oturan oyunculara moral vermek ve sahadaki oyunculara bağırıp çağırarak maça konsantre olmalarını sağlamaktı. Bugün ise asistan koçlardan beklenen tek şey var: asistan koç anlayışını “Oyuncu Geliştirme Koçu”na dönüştürmeleri. Bu konu daha iyi anlaşılsın diye şöyle bir örnek verelim: Bugün Galatasaray’da asistan koçlar arasında Tutku Açık var. Tutku basketbol oynarken Avrupa’da ikili sıkıştırmaların arasından en kolay geçen oyun kurucuydu. Ben o zamanlar Tutku’nun bu kabiliyeti videoya çekilsin ve Türkiye’deki tüm kulüplere dağıtılsın istemiştim. Şimdi Tutku Galatasaray’da oyuncu geliştirme koçu olsa, ne kadar çok büyük oyuncu yetişmesine katkıda bulunacağını düşünsenize… Büyük oyuncu yetiştirme heyecanı hepimizin içinde olmalı. Hepimiz deyince akla en önce federasyon başkanı Hidayet Türkoğlu geliyor. NBA TV’de bazen eski maçları veriyorlar. Hidayet’in NBA’deki başarılı kariyeri inanılacak gibi değil, gurur verici. Bugün ise ondan beklenen yeni Hidayet’ler yetişmesine yardımcı olması. Hep söylüyorum bugün Amerika’da ağırlık kazanmış bir anlayış var. Eğer antrenmanları filme almayıp istatistik tutmuyorsanız boşuna antrenman yapmayın deniyor. Hidayet hiç olmazsa Tahincioğlu ligindeki takımlarda bu uygulamayı başlatsa federasyon başkanlığı kadar önemli bir görevi daha üstlenmiş olur. İnanın ki maçlarda tutulan istatistikten bile daha önemli veriler antrenmanlarda elde edilebilir.

Geçen yazım 45.000 kere okunmuş. İlgi gösteren gençlerimize ve yazıyı günlerce sitede tutan Necip Kapanlı kardeşimize müteşekkirim.

Sevgiler, saygılar…

Kaynak: Basketfaul.com