Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için

Basketbolda savunma, her geçen gün güçleniyor. İyi savunma yapmanın bir karar meselesi olduğunu artık herkes anladı. Siz bir gece evvel “yarınki maçta çok iyi savunma yapacağım” diye karar verirseniz, ertesi günkü maçta gerçekten çok daha iyi savunma yapabilirsiniz. Aynı konu hucum için geçerli değil. Siz, “ben yarın etkili hücum edeceğim, en az yirmi sayı atacağım” diye karar verseniz de bu gerçekleşmeyebilir. Attığınız şutların girmesi karar meselesi değil devamlı ve düzenli antrenman meselesidir. Bu yüzden “hücum maç kazandırır, savunma ise kupaları toplar” sloganı böyle varolmuştur.

Birimiz hepimiz hepimiz birimiz için sloganı

Siz tuttuğunuz adamı ölümüne savunursanız, bu adam sizi geçemez. Böyle olunca arkadaki takım arkadaşlarınızın kendi tuttukları adamları bırakıp size yardıma gelmelerini önler, böylece onları zor duruma sokmazsınız. Arkanızdaki tüm takım arkadaşlarınız “biz sana yardıma hazırız” derlerse bir artı bir iki değil, üç eder.

Savunmada (sesli savunma) uygulaması giderek çoğalıyor

Savunmada birbirlerini uyaran karşılıklı konuşmalar savunma gücünü artırıyor. Savunma yumruğunu büyütüyor ve güçlendiriyor. Karşılıklı konuşmaların pozitif olması gerekli böylece savunmanız güçlendikçe güçlenir. ABD’de www.breakthroughbasketball.com diye bir site var. Ben bütün genç koçlarımızın bu site ile tanışmalarını istiyorum. Bu sitede “sesli savunma” hakkında inanmayacaksınız ama en az yüz makale var. Bu sitedeki makaleler sesli savunma ile sınırlı değil. Basketbola dair herşey var. Ben bu yüzden genç koçlarımıza İngilizcenizi hiç olmazsa okuduklarınızı anlayacak kadar geliştirin demiştim.

Basketbolda savunma her geçen gün daha da karışıyor. Tam saha pres(baskı) ile başlayan savunmalar yarı sahaya dönünce zone (alan) savunmaya dönüyor. Bu “kargaşa savunma taktikleri” Türkiye’de de her geçen gün artıyor ve sonuç da alıyor. Rakip takımın ne yaptığını anlayıp bağıran oyunculara sahip takımlar bu problemleri daha kolay aşıyorlar. İsterseniz birazda basketbol ile ilgili teknik konuların dışına çıkalım.

Bugün takımlarda hakemlere itiraz alışkanlığı o kadar çoğaldı ki bazen maç seyretmekte zorlanıyorsunuz. Hakemlerin değerlerini bilmemiz gerekli. Çünkü hakemler olmasa basketbol oynanmazdı. Basketbolda “oyunculuk mu, hakemlik mi zor?” diye sorsanız ben hiç tereddüt etmeden hakemlik derim. Hakemler kırk dakika boyunca yüzlerce defa doğru karar vermek zorundalar. Üstelik onları daha da zorlayan yönler de var. Hakemler “maçı bu takım kazanır” diye kendi tahminlerine karşı koymaları gerekiyor ve daha güç olanı sevdikleri takımların maçlarını yönetmesidir. Siz Fenerbahçe taraftarı iseniz Fenerbahçe maçını yönetmek kolay olabilir mi ? Bu yüzden, bütün bu zorluklara rağmen maçları yöneten hakemlere saygı duymalıyız. Bu (www.basketfaul.com) sitenin sahibi de eski hakemlerimizden Necip Kapanlı kardeşimizdir. Biz ona da verdiği her kararda itiraz ederdik ama şimdi bu çok güçlü basketbol sitesini kurduğu için ona artık sadece teşekkür ve tebrik ediyoruz.

Yorumlarınızı sorularınızı info@yalcingranit.com adresine yazabilirsiniz.

Sevgiler, saygılar..