Furkan Aldemir: Mr. Ribaund

Bilmiyorum izliyor musunuz? NBA TV yaz ligi maçlarını yayınladı. Yaz Ligi’nde takımlarda tümüyle genç oyuncular oynuyor ve böylece lig bir geliştirme ligi karakterine kavuşuyor. Eğer bu ligde oynanan basketbol NBA’e yansıyacaksa durum ilginç. Yaz Ligi’nde pas sayısı çok azdı. Oyuncular her boş bulduklarında 3 sayı atıyorlardı. Buna pivotlar da dahil… Zaten iri yarı sırtı dönük pivot anlayışı hemen hiç kullanılmıyor. Oyun kurucu hariç diğer 4 oyuncu yer değiştiriyorlar ve çok yönlü oyuncu olma yolunda ilerleme fırsatı buluyorlar. Maçlar Avrupa Ligleri gibi 10’ar dakikalık 4’er çeyrekten oynanıyor. NBA Ligi’deki takımların tecrübeli koçları maçları izliyorlar, bir yandan oyuncu seçerken bir yandan basketboldaki gelişmeleri inceliyorlar. Yaz Ligi’nin en ilginç yanı hakemlere hiç itiraz edilmiyor. Bu kadar büyük bir otorite nasıl sağlanıyor? Herkes için merak konusu. 

Bu ligde bizi ilgilendiren oyuncu Furkan Aldemir.  NBA’de oynamaya başladığında “Hazır olmadan gönderiyoruz” diye yazmıştık. Furkan şutunu geliştirmeye uğraşıyor ama henüz mükemmel bir şutör olmuş değil. Oynadığı ikinci maçta 5’te 3 üç sayı sokunca bütün tribünler şaşırıp kaldılar. Ama tartışılmaz olan konu Furkan’ı ribaund yeteneğinin artarak devam ettiği. NBA’de ligde çok sık 3 sayı atıldığı için Furkan’ın ribaund şansı artıyor. Ribaund için doğuştan gelen bir özelliği var. 3 sayı atıldığında hemen tüm oyuncular topun girip girmeyeceğini beklerler ve top havadayken topu seyrederler. Furkan’ın ise şut atıldığında top elden çıkar çıkmaz topu havada izlemeden ribaunda koşup rakip oyuncunun önünde yer alma yeteneği var. Bu sayede ribaund ortalaması yüksek. Bu yüzden ona Mr. Ribaund diyorlar. Ama onu da şutu Ömer Aşık gibi yetersiz. 

Şut geliştirmek kolay bir iş değil. Amerika’da her kulüpte görevleri oyuncuların şut yüzdelerini geliştirmek olan şut doktorları var. Onlar da çok başarılı olamıyorlar. Özellikle adale hafızası yetersiz orta yaşta deneyimli oyuncuların şutları kolay kolay gelişmiyor. Bu yüzden Türk koçlarının oyuncular gençken iyi şutör yapmaları büyük önem kazanıyor. Yaşlandıktan sonra şutunu bütün gayretine rağmen geliştiremeyen oyuncuların başında Doğuş Balbay var. Fizik ve beyinsel bütün yeteneklerini şutları sokamayıp kullanamadığı için basketbol hayatını kapatmak yolunda. Şutunu geliştiren birkaç oyuncumuz var. Bunlardan en başarılısı bu yıl Galatasaray’da izleyeceğimiz Göksenin Köksal.  O Türkiye’nin en saldırgan savunmacılarından biri. Şutları da artık giriyor. Bence önümüzdeki sezon hayranlıkla, hatta “Bu da ne yapıyor?” diye şaşkınlıkla izlediğimiz savunmasına şutlarını da ekleyince milli takımın değişmez oyuncularından biri olacaktır.

Yaz Ligi’nin ilginç yönlerinden biri de San Antonio’nun koçunun bayan oluşuydu. Becky Hammon adlı genç bayan koçun takımı Las Vegas’ta şampiyon oldu. “Acaba bayanlar erkeklerden daha kısa sürede daha doğru kararlar veriyorlar mı?” sorusu  tartışılıyor. Bu yüzden de NBA takımların asistan koç olarak bayanlara yönelme eğilimi gösteriyor. Yani yeni Becky Hammon’lar çıkabilir.

Gelelim basketbolumuza… Ben Harun Erdenay döneminde Türk Basketbolu’nun çok şey kazanacağına inanıyorum. Harun’un evinde babası (Türk Basketbolu’nun en kıymetli adamlarından Kemal Erdenay) ve federasyonda Turgay Demirel gibi iki mentör danışmanı var. TÜBAD’da ise Mehmet Baturalp ve Aydın Örs gibi çok değerli basketbol adamlarımız var. Onların yeri ise maalesef Abdi İpekçi’de tuvaletin yanında küçük bir oda. TÜBAD, Harun’un başkanlığında layık olduğu değeri görürse mükemmel bir tartışma ortamı yaratılabilir. Yaz Ligi, Geliştirme Ligi gibi liglerle yabancı oyuncu çokluğuna karşı çareler bulunabilir. Çare bulunduktan sonra sıra harekete geçmeye gelir. Hepimiz bu olumlu hareketleri başlamasını bekliyoruz.

Sevgiler, saygılar…

Kaynak: Basketfaul.com