Dikine katların faydası ve savunma yumruğunu parçalamak

Geçen hafta yazdığım yazıda düşüncelerimi iyi açıklayamadığımı gelen yorumlardan anladım. Ben yabancı sayısının sınırlanmasını savunmadım, genç Türk oyuncularımızın maçları kenarda yedek sırasından izlemesine sebep olsa da gözükmeyen bir faydası var genç oyuncularımız haftanın her günü antrenmanlarda yabancı oyunculara karşı 5’e 5 oynama şansı buluyorlar. Bu da onlara teknik olarak katkı sağlıyor. Ve haftanın 5 günü milli takımda oynar gibi yabancılarla savaşıyorlar. Dolayısıyla ligde çekişme ve ilgi artıyor. İspanya’da ise durum biraz farklı, onlarda da kadroda 6 yabancı bulunması serbest ama ABD’den gelen oyunculardan sadece iki tanesine müsaade ediyorlar. Diğer yabancılar için Avrupa’nın her yerinden, Avustralya’dan Güney Amerika’dan gelecek oyunculara açıklar. Bunu şunun için yapıyorlar, ABD’den gelen oyuncuların hepsi bireysel olarak çok yetenekli oyuncular. Birebir adam geçmeleri, şutları, driplingleri hep üst seviyede. Ama İspanyollar ABD oyuncularının iyi takım oyuncusu olmadığı kanısındalar. Bu yüzden de seçtikleri oyuncuların hemen hepsi ribauntçu uzunlardan oluşuyor. Böylece takım oyunun oturtacak bir-iki-üç numaralı oyuncuların çoğu İspanyol gençleri oluyor. Tabii pivotlar da bir ülke basketbolu için çok önemlidir. Ama o ülkenin basketbolunu geliştirecek esas oyuncular dış oyunculardır. Amerika’da takım oyununa oturtacak guardlar yok mu? Tabii var ama onların çoğu NBA draftlarında kendilerine yer buluyorlar. Acaba Türkiye’de benzer bir uygulama faydalı olur mu diye sormuş ve tartışalım demiştim. Geçen haftanın maçlarında beni en çok etkileyen Eskişehir Basket’in oyun kurucu guardı Kartal Özmızrak oldu. Türkiye’de bugün Kartal Özmızrak gibi yetenekli genç oyuncularımızın olduğu tartışılmaz. Biz onların önünü nasıl açarız esas tartışma konusu bu olmalıdır.

BİRİMİZ HEPİMİZİ HEPİMİZ BİRİMİZ İÇİN!

Bu savunma anlayışı bütün savunmalar için geçerlidir. Siz tuttuğunuz adamı ölümüne savaşarak savunacaksınız ki sizi kolayca geçmesin ve arkadaki takım arkadaşlarınızın başları derde girmesin. Bu cümlenin özeti budur aslında tersi de geçerlidir. Siz adamınızı tutarken arkadaki 4’lü size bağırıp çağırarak destek olmalıdır. Ve hepimiz burada sana yardıma hazırız ortamı yaratılmalıdır. Bu ortamı şöyle canlandırabiliriz. Topu elinde tutan adamı tutan oyuncumuz hariç diğer 4 oyuncu arkada bir yumruk oluştururlar. Buna top elinde olan oyuncuyu tutan savunmacıyı da bir ok şeklinde ekleyebiliriz. Basketbolda o yumruğu dağıtabilmek başarının sırrı oldu. Siz istediğiniz kadar savunma yumruğunun dışında pasla topu dolaştırsanız da yumruk zedelenmez yalnız okun yeri değişir. NCAA finallerinden önce birçok takımda yumruğu dağıtacak adımlar paralel adımlar değildir. Yumruğu parçalamak istiyorsanız topsuz dikine hareket etmek şartı gelişti. Ve topsuz dikine hareketlerin sayısı sayılmaya, not edilmeye başlandı. Oklu yumruk savunmasının avantajları çok Amerika’da bu savunmaya “Pack Defense” deniliyor. Bu savunma sayesinde kolay atılmış sayı fırsatı verilmiyor. 3 saniye koridoru karartılmış olduğu için top elinde olan oyuncuyu tutan guard kendine ve arkadaşlarına güvenerek sadece zor şartlarda atılan şutlara izin veriyor. Üç saniye koridoru kapalı olduğu için savunma ribaundlarında hep önde olup ribaunda sayısını da arttırıyorsunuz. Böylece sizin fast-break şansınız da artıyor. Bu yumruk savunmayı dağıtmayı Türk basketbolu geliştirirse Avrupa basketbolunda çok büyük bir avantaj yakalamış oluruz. Paralel hareket eder yumruğun sadece etrafını dolaşırsanız yumruk savunmasının işi kolaylaşıyor. Savunmacıların gözü biraz sağa biraz sola dönerken güçlerini koruyorlar. Ama topsuz dikine katlarda durum farklı oluyor. Bir öne, bir arkalarına bakmak zorunda kalıyorlar, kafaları karışıyor ve daha kolay dağılıyorlar. Bizde topu getirip forvete verince potanın dibine kadar topsuz dikine kat eden tek Türk oyuncu Ender Arslan’dır. Ama o da artık skor sorumluluğu arttığı için bu dikine kat görevini terk etti. Bence genç Türk koçlar hücum sistemlerini topsuz dikine kat anlayışını eklemelidirler. Çok yakında topsuz dikine kat uygulaması çok daha önem kazanacaktır. Önde biz olalım! Hücumda başarılı olmak için hareket şarttır. Bu hareketlerin içinde dikine hareketler paralel hareketlerin sayısına yaklaşırsa Türk basketbolu çok büyük bir avantaj yakalamış olur.

Bir kaç örnekle olayı resimleyelim. Forvet topu pivota verince durup seyretmek yerine dikine katla potaya koşsa pivottan alacağı pasla turnike atabilir veya savunmanın dikkatini çekerek pivotun işini kolaylaştırabilir. Sağdaki guard topu sağ forvete verince yanındaki oyuncu ile yer değiştirecek gibi yapıp dikine kat etse her seferinde olmasa bile turnike bulabilir. Pivot faul çizgisine gelince guardlardan biri topu ona verip yanındaki guardla çapraz katlarla dikine hareket etseler, hem sizin sizin sayınız, hem de pivotun asist sayısı artar.

Sevgiler, Saygılar…

Kaynak: Basketfaul.com