Asistan koçun kadar konuş devri

Yabancı sayısı artınca genç Türk oyuncuların geleceği için kafamız iyice karıştı. Ama problem sadece oyuncularımız ile bitmiyor, koçlarımız ve özellikle asistan koçlarımız için güç bir dönem bizi bekliyor. Türkiye’de yabancı koç sayısı giderek artıyor. Gelen koçlar çoğunlukla yardımcılarını da beraberlerinde getiriyorlar. Bu yüzden bugün Türkiye’de işsiz asistan koç sayısı giderek artıyor. Bugün onlarca genç asistan koçumuz işsiz. Ne yapacaklarını bilmeden dolaşıp duruyorlar.

Bu, olayın üzücü yanı. Olayın bizi önümüze bakıp mahcup edecek diğer bir yönü ise geçen yıl Türkiye’nin en güçlü ve en organize iki kulübünde iki Yunan asistan koçun görev başında olmasıydı. Bunlardan biri şimdi CSKA’nın başında. Asistan koçlara Yunanistan’da ne kadar gelişme imkanının tanındığının bir ispatı bu. Beni bu yüzden Ümit ve Genç Takımlarımızın başındaki kulüplerinde asistan olarak çalışan iki genç koçumuzun başarıları heyecanlandırıyor. Ümit Milli Takımımızın koçu Erhan Toker’in hızlı oyunu basketbolumuza eklemesi, Genç Milli Takım koçu Ömer Uğurata’nın ilk maçlarda baskılı oyunu iyi kullanması beni çok sevindirdi. Giderek dünyada asistan koçların önemi artıyor. Örneğin Los Angeles Clippers’ın asistan koçu Kevin Eastmen’ın internet sitesi dünyanın en öğretici, en faydalı sitesi olarak gösteriliyor. Bu yüzden “dünyada asistan koçun kadar konuş” devri başlarken, Erhan ve Ömer’e hak ettikleri övgüyü göstermemin altında yatan sır bu. Yoksa Ömer’le ben bugüne kadar birbirimizle hiç konuşma fırsatı dahi bulamadık.

Bu akşamki maç benim için sürpriz oldu. Ömer Uğurata ilk turda takım olarak sergilediği tam saha baskıyı son periyoda sakladı. Maçı kazandıran taktik de zaten son periyoddaki baskılı savunma oldu.

Bundan sonraki maçlar ne olur diyorsanız sonuçlar her yöne açık. Biz en iyiler içindeyiz. Yazının başında başarı üçgeninin resmi var. Üçgenin tabanında oyuncuların atletik yetenekleri yer alıyor. Bizim oyuncularımız diğer Avrupalılar gibi iyi atletler. Üçgenin ikinci basamağında fundamental özellikler geliyor. Top kullanma, şut dipling, pas, vs yer alıyor. Bütün bu fundamental konularında da ön sıralardayız. Şut yeteneğimiz ise büyük bir olasılıkla en önde geliyor. Üçüncü basamakta ise basketbol zekası, oyundan kopmamak gibi beyinsel konularda da kimseden geri değiliz.

Geliyoruz en önemli basamağa… Üçgenin zirvesinde oyuncunun yüreği yer alıyor. Maç kazanmak için oyuncunun ilk basamaklardaki yetenekleri ne kadar üst düzeyde olsa da, oyuncu maçta yüreğini ortaya koymuyorsa bu yetenekler maç kazandırıp şampiyon olmaya yetmiyor. Bizim yapacağımız tek şey var. Kimseden taktik ve teknik olarak geride değiliz. Oyuncularımız maçlarda yüreklerini ortaya koyarlarsa yenemeyeceğimiz takım yok. Yeter ki tüm maçlarda ölümüne savaşalım. Bence Ömer Uğurata’nın oyunculara söyleyeceği taktik konuşmalarında “Siz yüreğinizi ortaya koyun, kupayı Türk Basketbolu’na kazandıralım” şeklinde olmalıdır.

Erhan ve Ömer geçen sezon kulüp takımlarında asistan koçtular. Bu sezon statüleri değişiyor. İkisi de Türk Basketbolu’nda “asistan koçun kadar konuş” devrini başlatan koçlar olarak hatırlanacaklardır. Yeter ki Genç Takımımız zirve yolunda tırmanmayı sürdürsün.

Sevgiler, saygılar…

Kaynak: Basketfaul.com