Sizi büyük oyuncu yapacak koçun ismi nedir

Basketbolda başarı piramidi bütün dünyada artık yükseldi, basketbolda iyi hatta büyük oyuncu olmak isteyen bütün genç sporcular başarı piramidinin tüm kuralına uymak zorundalar.

Başarı piramidinin tabanında iyi bir atlet olmak yatar. Sizler iyi bir basketbolcu olmak istiyorsanız önce çabuk hızlı, kuvvetli bir adale yapısına sahip olmak zorundasınızdır. Ama sadece iyi bir atlet olmak basketbolcu olmanıza yetmez. Bu atletik yapıya şut, pas, dripling savunma gibi maharetleri de eklemeniz şarttır. Ama atlet ve yetenekli olmak gene de yetmez. Bu adale ve yetenek vasıflarına muhakkak beynimizi de eklememiz gerekir. Beyniniz sizin oyunu okumanızı, doğru zamanda doğru yerde olmak gibi birçok vasfınızı oluşturur bu sadece top elinizdeyken kullanılacak bir koz değildir. Her maçta top sizin elinizde 3-5 dakika kalıyorsa geriye kalan savunma ve hücumdaki 35 dakikada beyninizi kullanmanız şarttır.

Basketbolda başarı oyuna ne kadar konsantre olduğunuz ile doğru orantılıdır. Siz tüm oyun boyunca o anı yaşamak zorundasınızdır. Geçmişi hatırlamak, şutların girmeyeceğinden korkmak, savunmadayken hücumu düşünmek gibi konular sizin konsantrasyonunuzu bozar ve veriminizi azaltır. Bu durumda sizin zihinsel gücünüz yetersiz kalır ve yine büyük oyuncu olmak konusunda zorlanırsınız. Başarı piramidinde son katta yüreğinizin performansı sizi beklemektedir. Sizler iyi bir atletseniz iyi hücum ve savunma silahlarına sahipseniz hatta oyuna konsantreyseniz bile başarılı olmak için bütün yüreğinizi ortaya koymuyorsanız, başarı yine güçleşir. Basketbola olan sınırsız sevginiz başarı kararlılığınız ve hırsınız sizin başarı piramidindeki son ve en önemli silahınızdır. Sizin fiziksel ve psikolojik bütün vasıflarınız ve bunları kullanma hırsınız başarı yolundaki en büyük yardımcınızdır.

Şimdi yazının başlığındaki soruya gelelim. İyi bir atlet olma çabanız herkesten daha sıkı ve fundamantal çalışmanız, oyun zekanızı geliştirmeniz ve çılgınca başarıya aşık olmanız yolunda size en çok yardımcı olacak kimse kendinizdir. Bu arada size yardımcı olan koçları ve hocaları da unutmamak gerekir. Ama onların size öğretmeye çalıştığı her şeyi son dakikasına kadar geliştiren ve başarı yolunda ölümüne savaşan isim sizin isminizdir. Eğer bir gün çok başarılı olduktan sonra ‘benim başarımda kimin en çok katkısı var?’ diye sorarsanız cevabım “aynaya bakın, kendinizi görün” olacaktır. Bunu “sizin başarınızda en çok yardımcı olan bir nevi asistan koçluk yapan kişiliğinize karakterinize saygı duyun” demekle özetleyebiliriz.

Kendinize koçluk yapmanın ilk belirtisi kendinizi tanımakla başlar. Bugün Amerika’da hala gelmiş geçmiş en büyük oyuncu Micheal Jordan’dır. Tabii bu başarıda onunla çalışan birçok koçun da etkisi olmuştur. Ama onu zirveye taşıyan esas koçun adı Mr. Jordan’dır. Kendisinin en büyük rakibi Kobe Bryant’ın son sakatlık döneminde hemen her gün özel koçlarıyla beraber kendi videolarını izlediği söyleniyor. Oyuncuların kendini en verimli şekli kendileri tanımaları için bir not defteri tutmalıdırlar. Bu not defterinde neyi çok iyi yapıp, nerede zorlandığınızın notları alt alta yazılmalıdır.

Hayatta çok başarılı insanlar toplamda yüzde 3 kadardır. Bu insanların tek ortak noktaları kendileri için not tutmaktır. Gerçekleri yazıya dökmek gelişmemin temel şartıdır. Ben biliyorum ki bugün Türkiye’de kendisi için not defteri tutan hiçbir oyuncu yoktur. Ama kendileri için not defteri tutan genç oyuncuların büyük oyuncu olmaları kaçınılmaz olacaktır. Bu not defteri 15 günde bir yeniden incelenmelidir ve gelişmeler (Mesela faul yüzdesi 60’tan 65 olursa sizi çok mutlu eder ve ertesi gün bütün çalışmalarınızı çok daha hırslı yaparsınız) aynı şey başarı piramidi için de geçerlidir. Başarı piramidi bir günde birden bire ortaya çıkmaz, başarı piramidinin temeli her gün teker teker eklenecek taşlarla tuğlalarla kurulur ve güçlenir. Bu yüzden siz antrenman günleri sonunda evinizde “bugün ben nereye bir taş ekledim?” diye sorarsanız çok doğru bir yoldasınız. Ve başarı yolunda ilerliyorsunuz demektir. Hep söylüyoruz başarı yolunda geliştireceğiniz en önemli ve en kolay hüneriniz iyi dripling yapınca iyi şutör ve iyi pasör olmanız kaçınılmaz olur. Dripling sinerji oluşturur, tersi geçerli değildir. İyi şutör olmanız iyi bir driplingçi olmanızı sağlamaz. Bu yüzden ben örneğin Furkan Aldemir ve İlkan Karaman’ın çok yönlü ve daha iyi basketbolcu olmalarının yolu her gün en az 30-40 dakika dripling çalışmasıyla açılacağına inanmaktayım.

Basketbolda savunma git gide güçleniyor, savunma pasif koruyucu olmaktan çıkıp her gün daha saldırgan hale geliyor. Göksenin Köksal’ın savunmasını hatırlayın, onun tuttuğu oyun kurucu basketbolcu olduğuna pişman oluyor. Şaşırıyor ve onun oynattığı oyun da karma karışık oluyor. Bugün NCAA ligleri oynanıyor hemen her takımda Göksenin Köksal benzeri oyuncular olduğunu görüyorsunuz.

Özetle ileride basketbolu şutun değil driplingin kurtaracağını söyleyebiliriz. Son not, iyi basketbolcu olamıyorsanız her gün tek başınıza dripling çalışın ve NBA değil NCAA maçlarını izleyin. Kimseyi suçlamayın başarının da başarısızlığında temelinde siz varsınız.

Kaynak: Basketfaul.com