Türk Basketbolunun Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’tan bekledikleri

Önce Galatasaray’dan başlayalım… Galatasaray basketbolu Türkiye’de tanıtan, sevdiren ilk kulüptür. Basketbolumuzun da gelişmesi ve büyümesi için en büyük ihtiyacı 6. adamımız, yani seyircilerimizdir. Tribünler doldukça basketbol sesli ve görsel medyada daha çok yer alacaktır ama Galatasaray-Karşıyaka maçında tribünlerdeki taraftarların sergiledikleri acıklı sahne hepimizi çok üzdü.

Ben tribünlerin dolması için hep “Keşke bir çare bulunsa da her iki takım taraftarları maçları beraber izleseler” diye düşünürüm. Eskiden Lütfi Kırdar salonunu her iki takımın seyircileri doldururdu. Bu sayede maçları dolduran kalabalık kadarı maçlara giremezlerdi ve salonun önündeki yol baştan aşağı maça giremeyen taraftarlarla dolu olurdu.

Galatasaray-Karşıyaka maçında gördük ki, tribünleri sadece bir takımın doldurması bile gerekli huzuru sağlayamıyor. 3 otobüs dolusu İstanbul’a gelmiş Karşıyaka seyircisi fazla geldi ve çok üzücü olaylar gerçekleşti. Bugün Galatasaray’ın başında çok kıymetli görevliler var. Ergin Ataman’ın tribünleri sakinleştirmek için gösterdiği gayret ve maç sonrası konuşmaları gurur vericiydi. Ayrıca takımın başında yine koordinatör olarak basketbolun en kişilikli ve bilgili koçlarından Murat Özyer var. Bence bu ikili sadece sahadaki oyucuları değil, tribündeki altıncı adamlarımıza da erişmeli ve Türk basketbolunun geleceği için onların olumlu davranmalarına ne kadar ihtiyacımız olduğunu kendilerine anlatabilmelidirler. Bu bir “taraftar komitesi” kurmakla başlayabilir. Galatasaray taraftarı basketbolu Türkiye’ye tanıtan altıncı adamın kendileri olduğunu sık sık hatırlarlarsa basketbolun büyümesi için onlara ne kadar ihtiyacımız olduğunu da anlayabilirler.

Fenerbahçe’ye gelince… Fenebahçe son senelerde en çok yabancı koç kullanan takımımız. Tanjevic, Spahija, Pianigaiani gibi koçlar her kürsüdeydiler. Şimdi ise takımın başında genç Türk koç Ertuğrul Erdoğan var. Geçenlerde internette bir yazı okudum. Avrupa’daki en iyi 10 koç sıralamasında Pianigiani 7. sıradaydı. Buna rağmen onun Fenerbahçe’ye ne kadar verimsiz olduğunu hep birlikte gördük. Onun beraberinde getirdiği oyuncuları oynatma arzusu Fenerbahçe’yi hiçbir maçta layık olduğu takım hüviyetine taşıyamadı. Genç Türk koş Ertuğrul Erdoğan Fenerbahçe’yi BEKO liginde zirveye taşırsa Türkiye’de yabancı koç sayfası artık kapanır. Aksi halde seneye yine Fenerbahçe’de yabancı bir koç görürüz. Bir süre önce Ertuğrul Erdoğan’ın, Ömer Onan’ın desteğine ihtiyacı olduğunu yazmıştım. Bu bütünleşme gerçekleşmeye başladı. Ömer Onan Türk basketbolunda birebir savunmada saldırgan olmayı başlatan bir yıldız. Son Olympiacos maçında yine o aradığımız eski saldırgan görüntüsündeydi. Avrupa’nın en iyi dripling yapan, en iyi oyun kurucusu sayılan Spanoulis, Ömer onu tutarken sahada yok gibiydi. Ömer’in saldırganlığı diğer takım arkadaşlarına da yayılma aşamasında. Fenerbahçe’de başta Türk oyucuların katkısıyla savunma her gün daha da güçlenecektir gibi gözüküyor. Kaya basketbola yeniden döndü diyebiliriz. Ertuğrul Erdoğan Türkiye’nin NBA’e en yakın gözüken uzun oyuncularımızdan İlkan Karaman’a da güven aşılıyor. Fenerbahçe’de yapılacak ilk iş İtalyan yardımcı koçu susturmak ve kenarda oturtmak olmalıdır. Fenerbahçe’nin takım menajeri Serdar Apaydın’a da ihtiyacı var. O da elini taşın altına sokmalıdır.

Beşiktaş’a gelince… En zor durum onlarda gözüküyor. Basketbolumuzun bu yılki en büyük kazancı Erman Kunter’in ülkemize geri dönüşü oldu. Onun yanında da Türkiye’nin en iyi menajerlerinden biri olmaya aday Haluk Yıldırım var ama takım kadrosu çok karışık. Oyuncuları iyi ama onları bir araya getirecek gerçek bir lidere sahada ihtiyaçları var. “Tutku bu görevi yüklenebilir mi?” diyorsanız hepimiz merakla bunu izliyoruz. Tutku sağlıklıyken geçen sezon Galatasaray’da beraber oynadığı her oyuncuyu daha iyi oyuncu yapma özelliğine sahipti ama onun bu özelliğini koç Oktay Mahmuti kullanmadı. Oktay Mahmuti’nin çok iyi bir koç olduğu tartışılmaz ama onun ” Her şeyi en iyi ben bilirim” anlayışı yüzünden Tutku genç Türk oyun kuruculara örnek olamadı. Tutku Beşiktaş’ta da aynı görevi yapmaya çalışıyor. Beşiktaş’ta hücumda hiçbir değişik oyuna ihtiyaç yok. Top Tutku’nun elindeyken uzun veya forvet, kim olursa olsun, ona perdeye gelip sonra içeri kaçarsa takım oyunu başlıyor. Tutku’nun takıma faydalı olup olmadığının ölçüsü onun asist sayıları olacaktır. Tutku yaptığı asistten çok sayı atıyorsa, bu yine onun yeteneğinin eksik kullandığının göstergesi olacaktır.

Basketbolda faul atışlarına serbest atış denir. Bunun nedeni faul çizgisinde kimsenin sizi tutmaması ile sayı atmak için serbest olmanızdır. Ama serbest atışlarda en büyük tehlike psikolojiktir. Rakip seyircinin bağırışı ile atacağınız şutun girmeyeceği korkusu serbest atışın en güç yanıdır. Beşiktaş’ın pivotu Vidmar iyi bir oyuncu . Eğer Vidmar serbest atışları soksa takıma çok daha faydalı olur. Serbest atışlardaki bu moral gerilimi antrenmanlara taşıyıp oyuncuları bu gerilime alıştırmak için yenilikler var. Rakip seyircilerin faul atışlarındaki korkunç gürültüsünü teybe kaydediyorlar ve gerilimden etkilenen oyuncularına antrenmanlarda faul çalışırken kulaklık takıp o sesi dinlerken atış kullandırıyorlar. Böylece oyucuları gerilime alıştırıyorlar. Türk basketbolu BEKO Ligi’nde zirve yarışında Beşiktaş’ı da bekliyor, özeti bu…

Sevgiler, saygılar.

Kaynak: Basketfaul.com