Basketbolumuzda yabancı koç gerçeği

Pianigiani problem çıkarmadan görevinden ayrıldığı için kendisine teşekkür ederiz. Pianigiani yabancı koçların Türk basketboluna katacakları hiçbir yeniliğin olmadığını ispatladı ve gitti. Türk basketboluna yabancı koç getirmenin fayda yerine zarar getirdiğini son bir kez daha gördük. Geçen yıl da uzun bir süre Spahia’ya katlanmak zorunda kalmıştık.

Pianigiani, Spahija kadar itici, seyrine tahammülü güç bir koç değildi ama onun da özellikleri Türk çocuklarına uymadı. İtalya’nın en başarılı koçlarından biri ama onun başarıları İtalya ile sınırlı. Yabancı bir ülkede uyum sağlayıp başarılı olmak kolay değil. Yıllar önce de İsrail’in başarılı koçu David Blatt Anadolu Efes’te çalışmıştı. O da başarılı olamayıp ayrıldı çünkü olmadık yenilikler peşindeydi. Basketbolda junk defense diye bir uygulama vardır. Savunmanızda siz adam adama ve zone savunmanın özelliklerini birbirine eklersiniz. Savunmanıza adam adama başlayıp kenardan koçun gösterdiği el işareti ile bir veya iki pastan sonra zone savunmasına dönersiniz veya tersini uygularsınız. Bu savunmanın amacı rakip takım oyuncularının kafasını karıştırmaktır. Ne var ki bu savunma rakipten önce sizin oyuncularınızın da kafasını karıştırır. Ender Arslan o zaman Efes’teydi. Ben cin gibi Ender’in bile savunmaya geri dönerken her seferinde koçuna hayretler içinde bakıp, “Bu kez ne yapacağız” diye sorduğunu hatırlarım. Pianigiani’de ise kadrosunda üstelik kendi seçip getirdiği oyuncular vardı. Tabii Türk oyuncuların kafasını en çok karıştıran şey “Acaba Pianigiani hep getirdiği oyuncuları mı oynatacak?” diye haklı bir endişe vardı. Pianigiani de kenarda hiç susmayan koçlardan biri. Basketbolda hayatın her aşamasında olduğu gibi iki tip koç vardır: Enerji üretenler-Enerjiyi tüketenler. Bu oyuncular için de geçerlidir. Pianigiani oyunun kötü gittiği anlarda çözüm yolu göstereceğine, oyuncularına susmadan kendi gerilimini yüklüyordu. Fenerbahçe için esas korkum Pianigiani’yi getiren Kemal Dinçer’in de görevden ayrılmasıydı. Beşiktaş maçında Kemal’i sahada görüp sevindim. Basketbolumuzun Kemal Dinçer gibi kişilikli yöneticilere çok ihtiyacı var. Ama Kemal’in artık kendini aşıp bu görevin tek başına olmayacağını anlaması gerek. Son defa tekrarlıyorum: Bugün Türkiye’nin en bilgili, en kaliteli basketbol adamı Fenerbahçeli Aydın Örs maçları Antalya’da televizyondan izliyor. Fenerbahçe’ye de, Türk basketboluna da yazık oluyor. Kemal Dinçer-Aydın Örs ikilisi bir araya gelip idari ve teknik sorumlulukları paylaşırsa Fenerbahçe bu tesisi ile beraber Avrupa’nın en güçlü basketbol kulübü olur. Ben Pianigiani’nin gidişinin Türk basketboluna yeni bir başarılı koç kazandıracağına da inanıyorum.

Türkiye’de üst seviyede 4-5 tane çok iyi koç var. Bu yıl bunlara Ufuk Sarıca da katıldı. Ben Ertuğrul Erdoğan’ın da çok kısa sürede bu elit gruba gireceğine inanıyorum. Ertuğrul Erdoğan’ı Ümit Milli Takım koçu olarak yakından izledim. Onun Tanjevic’in rahatsızlığından sonra Fenerbahçe’yi şampiyon yaptığını bilmeyen yok. Ertuğrul Erdoğan yönetiminde Fenerbahçe de Türkler ve yabancılar birleşip yumruk olacaklardır. Türk çocuğu duygusaldır. Coşunca iyi oynar. Sahada Ömer Onan’ın liderliğinde bu bütünleşme gerçekleşecektir. Ertuğrul Erdoğan’ın yanında yine çok kıymetli bir basketbol adamı olan Serdar Apaydın var. Bu ikili sahada Ömer Onan’ın uzantısıyla Fenerbahçe’yi başarılara taşıyacaktır. Ben bu yıl BEKO Ligi play-off’larının Türk basketbolu tarihinin en çekişmeli sezonuna sahne olacağına inanıyorum. Diğer büyük kulüplerimizin başında da çok kıymetli Türk koçlar var. Yeter ki onların da önünü Milli Takım’a yabancı koç getirerek tıkamayalım.

Şubat’ın sonu geldi. Federasyon Milli Takım koçunu hala açıklamadığına göre yabancı koç arayışları sürüyor. “Dediğim dedik” federasyonu yarın Tanjevic’i, hatta Pianigiani’yi Milli Takım’ın başına getirirse kimse şaşırmasın.

Beşiktaş’a gelince… Kulübün zor bir dönemden geçtiğini görülüyor. Ekonomik sıkıntı en çok basketbol şubesini etkiliyor olsa gerek ama Başkan Fikret Orman’ın basketbol şubesini AŞ olarak ayırma planları çok olumlu bir düşünce. Bugün bütün büyük kulüplerde yönetim kurullarının görevi futbolu yönetmek, futbolda başarılı olmaktır. Yönetimdeki birkaç basketbolsever hariç diğer üyeler basketbolun kaç kişiyle oynandığını dahi bilmezler. Bugün Türkiye’de Beşiktaş’ta oynamış eski bir çok kıymetli basketbol adamımız var. Bunların en azından Danışma Kurulu gibi görev almaları, bütün büyük kulüplere de örnek alacakları yeni bir anlayış ve uygulama ortaya çıkaracaktır. Bu sayede Türk basketbolunun önü çok açılacaktır. Bu yüzden ben eski bir basketbol adamı olarak bu gelişmeyi heyecanla bekliyor ve kulüp başkanı Fikret Orman’ı tebrik edip, teşekkürlerimi iletiyorum.

Kaynak: Basketfaul.com