Dikkat… Geliyorlar…

NBA maçları henüz hayal ettiğim kadar kaliteli değil. Dünyanın en zengin oyuncuları ölümüne savaşmak için play-offları bekliyorlar. Buna karşılık NCAA maçları inanılmaz bir savaşa sahne oluyor. Fox Sport, ESPN Amerika kanallarının yayınladığı maçlar basketbolun geleceğini görmek için kaçırılmayacak fırsat. Kolej takımları basketbolda taktiği neredeyse ikinci planda bırakıp, savunmada savaşmayı öne çıkarmış durumdalar. Maçlarını yorumlayanların en çok kullandıkları kelimeler ENERJİ, GAYRET ve ÖLÜMÜNE SAVAŞMAK. Savunmadan başka bir şeyden bahsetmiyorlar. Hücumda ise oyuncuların arasında Bo McCalebb ayarında çok oyuncu var.

NBA ve NCAA takımlarının ortak yanları artık neredeyse sadece siyahi oyunculardan kurulmuş olmaları. NBA’de yine seyirciyi kaybetmemek için aldıkları gizi karar gereği her takımda bir-iki beyaz Avrupalı oyuncu var. NCAA’de ise durum farklı değil. Siyahi oyuncular için basketbol bir yaşam ve geçim yolu, bir meslek. Bu yüzden de NBA’de yer bulmak adına korkunç bir gayret içindeler ama her yıl bu 100’e yakın iyi oyuncunun ancak 8-10 tanesi NBA kadrolarına girebiliyorlar. Geriye kalan korkunç kalabalık Avrupa’ya, hatta Çin’e uçmak için hava alanlarını dolduruyorlar. Avrupa basketbolunu bekleyen tehlike yabancı sayısının azalma ihtimalinin olmayışı çünkü yabancı oyuncuyla oynanan maçlar çok çekişmeli geçiyor, tribünler doluyor, sponsorlar artıyor ama o ülkenin basketbolu milli takımlar seviyesinde gelişmiyor.

Türk basketbolu da bu yabancı oyuncu sorununu yaşayan ülkelerin başında geliyor. Çünkü bizde bir de devşirme oyuncu anlayışı var. Yöneticiler başarılı olmak için yıldız Türk oyuncu yetiştirmenin çarelerini arayacaklarına, takımlarında Türk statüsünde oynatacakları devşirme oyuncu arayışı içindeler. Son zamanlarda bu konu beni çok rahatsız ediyor. 

Karamsarlık içindeyken Fenerbahçe Ülker-Erdemir maçı beni ümitlendirdi. Erdemir 4, hatta zaman zaman 5 Türk oyuncusuyla NCAA liglerindekine benzer savunma savaşı sergiledi. Erdemir’de 30 yaşının üzerindeki Barış Özcan dahi savunmada liderdi. Takım sadece sahadaki oyuncularıyla değil, kenardaki masör hatta malzemecisiyle bütünleşip yumruk olmuştu. Erdemir’de 3 yabancı oyuncu var ama içlerinde takımın point guardı 19 yaşında ve 1.95 boyundaki Erbil Eroğlu da olmak üzere birçok oyuncunun ileride yıldız oyuncu olmak şansı var. Bence Türkiye Ligi’ndeki takımlarımızın Erdemir’i örnek almaları gerekli. Erdemir’deki bu gayretin, bütünlüğün temelini kuran Hakan Demir Hocaya ve temelin üzerine başarıyla bu takımı oluşturan Özhan Çıvgın tebrik ediyor, teşekkürlerimi gönderiyorum.

Kaynak: Basketfaul.com