Ufuk’ta Ufuk Gözüktü

Uzun süre sonra rahat bir maç seyrettik. Sahada tanıdık isimler görmek bizleri sevindirdi. Bugüne yabancı oyuncu ismi ezberlemek sıkıntısı yaşıyorduk. Bu sıkıntı yalnız onların isimlerini öğrenmekle kalmıyor, özellikle Amerikalı oyuncuların üniversitede okurken, hangi üniversitede okuduklarını, hatta matematikten kaç puan aldıklarını da öğrenmek zorunda kalıyoruz. Bu maçta bu olmadı, çünkü Türk çocukları ön plana çıktı.

Karşıyaka’da Bora Hun Paçun (12 sayı, 10 ribaund) ile öne çıktı, Galatasaray’da ise Ender Arslan (20 sayı, 6 asist) ve Cenk Akyol (12 sayı, 5 ribaund)… Beni en etkileyen isim Soner Şentürk idi. Driplingle adam geçmesi, Avrupa’da çok az kimsede var. Trafikte sıkışmış otomobillerin arasından; motosikletle geçer gibi geçiyor. Ama hala şutu yok, şutu olmadığı için de oyununu geliştiremiyor. Ayakları çabuk olduğu için iyi de savunma yaptığın ortaya koydu. Rakip takımın skoreri Hawkins, Soner Şentürk onu tutarken sadece 2 sayı attı. Hep diyoruz ya, bir oyuncu koçu anlayışı Türkiye’de yerleşmeli diye… Eğer Soner’in özel bir şut doktoru olsa ve attığı 3 sayılıkları sokabilse, Avrupa’nın en iyi oyuncularından biri olacağı muhakkaktı ama 10 senedir 1. Lig’de oynuyorsa, toplam soktuğu 3 sayı toplamı 10. Neredeyse her sene 1 üçlük sokabiliyor. Yazık değil mi Soner’i böyle kaybetmeye…

Ender Arslan milli takıma çaresizlikten alınırdı. İlk defa şimdi milli takımda öne çıkacak kadar iyi oynadı. Aynı şeyi Cenk Akyol için de söyleyebiliriz. Burada Ergin Ataman’ın rolü büyük. Türk koçlar milli takımda görev alsalar, daha çok Türk oyuncuyu kullanmak gereğini hissedecekler.

Ufuk Sarıca da artık Türkiye’de saydığımız büyük 4-5 koçun arasına girdi.

Karşıyaka seyircisi Türkiye’de hayranlıkla izlediğimiz bir seyirci grubu. Türkiye’nin her şehrinde Karşıyakalı gibi seyirci olmasını hayal edip bekliyoruz ama onlar da sahaya madde atarak sahaya Türk taraftarlara kötü örnek olmamalıdır. Bu konuda dikkatlerini çekiyorum.

Kaynak: Basketfaul.com