Hoşgeldin Kerem Gönlüm

Play-off finalinin üçüncü maçı bir tur uzasa da biz de heyecanlı maçlar izlesek diye düşünen basketbol severlerin arzusu gerçekleşti.

Durum şimdi 2–1 ve salı günü oynanacak dördüncü maçın bugüne kadar oynanan maçlardan daha çekişmeli ve daha heyecanlı geçeceği belli oldu.

Anadolu Efes’te özellikle Türk oyuncularda üçüncü maçı kazanmak için büyük cesaret ve heyecan vardı. Sanki kendi aralarında konuşmuş karar vermiş ve yumruk olmuşlardı. Beşiktaş Milangaz’da ise oyuncular nasıl olsa biz galip geliriz fikrine inanmış ve bu inanç onları gevşetmişti. “Biz nasıl olsa oyun sonunda galip geliriz” diye düşündüklerinden Anadolu Efes’in son sekiz dakikada uyguladıkları zone savunmasına karşı etkili olamayıp maçı kaybettiler.

Anadolu Efes artık kendine geldi. Beşiktaş Milangaz ise dördüncü maçta bu gevşekliği tekrarlamayacaktır ve dördüncü maç bu yılın en çekişmeli ve en önemli maçı olacaktır.

Anadolu Efes’te ilk defa Türk oyuncular sorumluluğu yüklendiler; bunun sebebi nedir diye sorarsak cevabını Zouros verdi. Zouros’un, Koordinatör Çetin Yılmaz’ın yaptığı konuşmanın olumlu sonuçlarına teşekkürü ve bu konuşmanın Türk oyunculara ne kadar etkili olduğunu gösteriyordu. Bunun için hep soyunma odasında Türkçe konuşulmasından yanayız. Yabancı dil ile yapılan konuşmalar ve bunun tercümesi gerekli iletişimi oluşturmaz. Görünüşte, iletişim kurulsa bile güven ve inanç başarının temelidir. Yabancı dille bu sağlam temel kolay kolay kurulamaz.

Zouros’un da oyuna katkısı oldu. Ama bu katkı oyuna her zamanki kadar karışmamasıyla sağlandı. Zouros’un üçüncü maçta yaptığı adam değiştirme sayısı ilk iki maçtakinin yarısı kadardı. Oyuncular ilk maçlarda en iyi oynadıkları kendine güven kazandıkları anlarda oyundan çıkarılıyordu. Böylece herkesin kafası karışıyor, kimse kendinden ne beklendiğinin bilincinde olamıyordu. Üçüncü maçta Zouros’un adam değiştirmeleri azalınca oyuncular kendilerinden ne beklendiğinin farkındaydılar.

OYUN KURUCU ANLAYIŞI DEĞİŞİYOR

Kerem Gönlüm sahanın her tarafında performans göstererek maçın kazanılmasında başrol oynadı. Cenk Akyol’u hep şutörlüğü ile tanırız. Cenk’in oyun sonlarında katkısını arttırıp bulduğu smaç oyunun en kritik anlarından biriydi. Takımda point guard oynayan Lafayette ve skorer Vujacic’in hakkını vermek gerek. Lafayette hızı, çabukluluğu ve özgüveniyle oyuna renk kattı. Oyuncu kurucu kadromuz giderek değişiyor. Eskiden oyunu başlatma işi oyuncu kurucu guardların göreviydi.

Örneğin; Nash’in oynadığı maçlarda savunma ribaundunu alan her oyuncunun görevi topu Nash’e vermekti. Bir maçta topun Nash’in elinde kaldığı süre, diğer dört oyuncunun kaldığı toplam süreden daha fazla oluyordu. Aynı durum drippling sayısı için de geçerli. Nash’in yaptığı drippling sayısı diğer dokuz oyuncunun yaptığı drippling sayısı toplamından fazlaydı. Bu anlayış giderek değişiyor. Bunu Yunan Ligi Finali’nde oynanan Panathinaikos – Olympiakos maçında açıkça gördük. Takımın gerçek oyun kurucuları Spanoulis ve Diamantidis artık topları orta sahaya getirerek yorulmuyorlar. Rahatça rakip potanın dibine kadar gidip dikine çıkışla karşılarındaki takımın kafasını karıştırıyor, topu orta sahadan alıp oyunu başlatıyorlar. Bizim Obradovic, İvkoviclere ihtiyacımız yok. Spanoulis gibi adamı driplingle geçen kendine ve arkadaşlarına sayı fırsatı yaratan oyun kuruculara ihtiyacımız var.

YAZIK BİZE

Tekrarlıyorum Spanoulis gibi oyuncular yetiştiremiyorsak çok yazık bize.

Konuyu dağıtmayalım. Beşiktaş Milangaz’ın son gelişmelere cevabı ne olacak merakla bekliyoruz. Beşiktaş’ta, henüz yetişmiş örnek gösterilecek bir oyuncu yok ama Beşiktaş Milangaz, biz tüm basketbol adamlarımızın ortak hüznü olan boş sahalarda maç oynama anlayışını durdurdu. Bu yüzden Ergin Ataman’a ve Beşiktaş Milangaz yöneticilerine teşekkür borçluyuz. Spor müdürlerinin basketbol hakkındaki bilgileri sadece basketbolun kaç kişiyle oynandığıyla sınırlıydı. Bu giderek değişiyor bugün televizyon kanallarında Türk basketbolunun en önemli isimleri çok sayıda program yapıyorlar. Bu sayı bu ilgi önümüzdeki yıl daha da artacaktır. Bu önemli gelişmenin altında Beşiktaş ismi yazılı.

FENERBAHÇE AVRUPA’NIN EN GÜÇLÜ TAKIMI OLABİLİR

Diğer kulüplerimizde de gelişmeler var. Fenerbahçe’ye en güçlü ve bilgili adamlarımızdan Kemal Dinçer getirildi. Ne mutlu basketbolumuz adına. Ama Kemal Dinçer’in yabancı koçlar peşinde olduğu konuşuluyor. Hâlbuki Fenerbahçe’de de Türk basketbolunun efsane ismi Aydın Örs var. Kemal Dinçer idari koordinatör, Aydın Örs ise teknik sorumlu olarak bir arada çalışsalar yeni tesis ile birlikte Fenerbahçe’yi Avrupa’nın en güçlü kulübü yapabilirler.

Türk sporunun en kıymetli isimlerinden Lutfi Arıboğan’ın da adı Galatasaray için geçiyor. Lutfi Arıboğan’ın futboldan kendi sporu olan basketbola dönüşü Türk basketboluna inanılmaz güç katacaktır. Anadolu Efes – Beşiktaş Milangaz maçında görüşmek üzere.

Sevgiler Saygılar…

Kaynak: Hürriyet