BBL’de son turdayız

BBL’de bu hafta içinde finalistler belli olacak.

Bu hafta her gün maç var. Bizde maçları merakla izliyoruz. Ligde kalan son takımlar arasında sonuç ne olursa olsun, basketbolumuza en olumlu katkı yapan takımlar arasında Beşiktaş Milangaz ve Banvit var. Ergin Ataman ve Şeref Yalçın gösterdikleri sıcak ilgi ile önce Akatlar’ı şimdi de Sinan Erdem’i doldurdular. Beşiktaş Milangaz, NBA transferleriyle Türk basketbolunun adını Avrupa’da, ABD’de duyurdu. Son maçlarda Beşiktaş’ın yeni başkanı Fikret Orman’ı da tribünlerde heyecanla maçları izlerken görüyoruz. Beşiktaş Milangaz’ın artık Türk basketbolunda en büyük kulüpler arasındaki yeri tartışılmaz. Banvit ise bir kasaba kulübünden, BBL’de iki takım oynatarak tarihe geçti, yeri tartışılmaz.

KADRO GENİŞLİĞİ VE DERİNLİĞİ NEDİR?

Teknik konulara geçersek, final four’da şimdilik en çok zorlanan takım Galatasaray Medical Park. Galatasaray Medical Park’ın bu yıl Euroleague’e katılışı, BBL’nin normal bölümünü lider bitirişi, sarı-kırmızılıların ne kadar başarılı bir mevsim geçirdiklerinin ispatı. Ama play-off’un ilk maçlarında formlarının zirvesinde gözükmüyorlar. Galatasaray Medical Park’ın çok gelişmiş kadrosu var. İlk 12’ye giremeyip, tribünde oturan 2-3 oyuncu bile ligin herhangi bir takımının ilk beşinde oynayacak güçte oyuncular. Ama KADRO GENİŞLİĞİ VE DERİNLİĞİ kavramları birbirinden farklı anlayışlardır. Kadro genişliği birbirine benzer oyunculardan kurulu zengin kadrolara denir. Kadro derinliği ise birbirine benzeyen oyunculardan çok, birbirini görev olarak tamamlayan oyunculara denir. Kadro genişliğinin rotasyonlarda takıma fayda sağlaması, oyunun sonlarında zinde bir beş ile maçları bitirmenizi sağlar. Ama burada, ortada pek kolay gözükmeyen psikolojik faktörlerde devreye girebilir. Basketbolda beyinsel faktör, fiziksel faktöre göre 4’e 1 oranında güçlüdür. Basketbol takımınız birbirine benzeyen oyuculardan kurulu olduğunda, doğal olarak bütün oyuncuların arzuları, heyecanları sahada olmaktır. Yedek sırası onların moralini bozar ve farkında olmadan “BEN NE ZAMAN SAHADA OLACAĞIM” telaşı onların performanslarını sınırlar. Galatasaray Medical Park’ta bu yaşanıyor. ÖZETLE 1+1 HER ZAMAN 2 ETMİYOR.

TÜRKİYE’DE TAM SAHA BASKILI SAVUNMA YERLEŞMEDİ

Galatasaray Medical Park ülkemizde en iyi savunma yapan takım. Ender Arslan bile adamını tutarken saldırıp, tuttuğu adamı rahatsız etme çabası içinde. Hücumda da dikine hareketleri en çok gerçekleştiren takım Galatasaray Medical Park. Eğer oyuncuların set oyunlarında ayak bileklerine bir saat takılıp, o maçta kaç metre kat ettikleri kaydedebilseydi Galatasaray Medical Parklı oyuncuların saatlerindeki rakamlar her takımın göstergelerinden büyük olurdu. Kadro genişliğinin en etkili kullanılacağı yer savunmadır. Siz savunmanızı tam sahaya yayar, oyunu hızlandırırsanız; rakibe hücumda dinlenme imkânı vermezsiniz. Türkiye’de henüz bu TAM SAHA BASKILI SAVUNMA ve hızlı oyun anlayışı yerleşmedi. Rakip takımı tam sahada hırpalamaz, yarı saha savunmasında da rahat oynamasına fırsat tanırsanız, geniş kadronuzdan tam verim alamıyorsunuz demektir. Galatasaray Medical Park, bırakın tam saha saldırmayı, yarı sahada bile uzun süre zone savunma yaptı. Geleceği son maçları izlerken göreceğiz.

BEŞİKTAŞ’IN OYUNCULARININ HEPSİ TECRÜBELİ

Beşiktaş Milangaz’da kadro çok sınırlı. 7 kişi ile oynuyorlar. Ama ilk beşte kim oynarsa oynasın, hepsi çok tecrübeli oyuncular. ROTASYON tarzı, oyuncuların ilk beşte uzun süre oynamalarını ve dolayısıyla özgüvenlerini arttırıyor. Bu yüzden hemen her maçta ÖZGÜVEN dolayısıyla (Marcelus Kemp hariç) kendilerinden bekleneni veriyorlar. Az rotasyon, Serhat Çetin ve Mehmet Yağmur’a yarıyor. Onlarda geniş rotasyonları olan takımda veremeyecekleri bir katkıyı, özgüvenleri sayesinde takımlarına veriyorlar. Ama David Hawkins’e özel bir parantez açmak istiyorum. David Hawkins HER EVE LAZIM cinsten komple bir oyuncu. Sayı atıyor, attırıyor, top taşıyor, pres yapıyor, kritik anlarda sayı atma sorumluluğunu yükleniyor. “Eğer David Hawkins, devşirme olup milli takımımızda oynasaydı Avrupa’da her takımı yenerdik” diye düşünmekten kendimizi alamıyoruz. Beşiktaş Milangaz’ın devşirme oyuncusu Ersin Dağlı da çok faydalı oluyor. Ersin’in en ilginç yanı şut atarken topu ensesinden başlatıyor olması. Ersin’in şut atarkenki resmi (aman sakın böyle atmayın) diye bütün Türkiye’de gençlere dağıtılacak nitelikte. Ama Ersin ensesinden attığı şutları bile sokuyor. Bu da Ersin’in inanılmayacak kadar çok şut atarak, basketbol kaidelerini bozup yinede başarılı olmasının bir ispatı.

ANADOLU EFES SAVUNMADA ÇOK GAYRETLİ

Anadolu Efes’in başında Yunan koç Ilias Zouros var. Zouros, savunma ağırlıklı bir koç. Onun savunmaya inancının ispatı, çok iyi bir şutör olan NBA oyuncusu Sasha Vujacic’i kadroya almayışı. İyi bir hücum oyuncusu olan ama savunmada yetersiz kalan Vujacic’in kadroya alınmayışı, diğer oyunculara da savunmanın Zouros için ne kadar önemli olduğunun bir göstergesi. Bu yüzden Anadolu Efes savunmada çok gayretli. Tabi Doğuş Balbay’ın ismini de bu savunma gayretine eklemek gerek. Ama biz, Türk çocuğunun şuta ne kadar yetenekli olduğunu söyleyerek yıllarımız geçirdik. Türkiye’de bizi bu konuda ilk şüpheye düşüren oyuncu Doğuş Balbay oldu. Doğuş, şut atamıyor, sokamıyor. Onu tutan oyuncular bütün maç adeta zone savunma yapıyor. Böylece Doğuş, 4 kişi adam adama, 1 kişi zone gibi basketbolda hiç olmayan bir sistemin kurucusu olmak durumunda. Türk basketbolunun Doğuş’un şutunu geliştirmesine çok ihtiyacı var. Doğuş, eğer Cenk Akyol gibi şut atsaydı. Bugün basketbolu nerelerde olurdu bunu düşünmek bile üzücü.

ORHUN ENE YILDIZSIZ TAKIMI ZİRVEYE TAŞIYOR

Banvit’e gelince. Banvit’in hiçbir süper stara sahip olmadan geldiği yer, onlar için gurur verici. Play-off’lardaki 4 takımımız arasında oyuncuların en çok itaat edip, saygı duydukları koç Orhun Ene. Orhun Ene bu yıldızsız takımı zirveye taşıyor. Takımdaki en iyi oyuncular arasında Serkan Erdoğan var. Serkan, Türkiye’nin en iyi şutörleri sırasında üst sıralarda. Genç Türk oyuncuların kendilerine şutör olarak örnek alabilecekleri oyuncu Serkan Erdoğan.
Geçtiğimiz hafta Galatasaray’ın efsane oyuncusu Paul Dawkins Türkiye’deydi. Ona NBA’de Türk basketbolu için ne düşünülüyor diye sorulduğunda, cevabı “Türk basketbolunun NBA’de ispatı, Türk oyun kurucuların transferi olduğunda çok daha yükselecek ve güçlenecektir” oldu. NBA’e gidecek ilk Türk oyun kurucumuzu bekliyor, bekliyoruz.

Sevgiler, saygılar…

Kaynak: Hürriyet