Rüya gerçek oldu şut tabancası Türkiye’de

Geçtiğimiz hafta hangi televizyon kanalını açsak basketbol maçlarını gördük. NBA, NCAA, Euroleague, Beko Basketbol Ligi maçlarını izleme fırsatını bulduk.

Önce NCAA’ den başlayalım.

Final serisi yaklaştıkça takımlardaki siyah oyuncusu sayısının arttığını gözlemledik. Birbirinden atlet bu siyahi oyuncuların çoğu Avrupa’ya geliyorlar. Dikkatli olalım. NBA’ de bizim oyuncularımızın bazıları artık yaşlandılar. NBA yeni Türk oyuncu bekliyor.

Beko Basketbol Ligi’nde ise en önemli maç Beşiktaş – Banvit maçıydı. Beşiktaş’ta oyun kurucunun ne kadar önemli olduğunu Carlos Arroyo’nun olmayışıyla bir kez daha gördük. Ama iki takımda da o kadar çok yabancı oyuncu ön plandaydı ki, maç yabancılar karması gibi bir izlenim veriyordu. Bu gidişe bir çare aramak ve bulmak durumundayız. İleride sahada tek bir yıldız Türk oyuncu göremezsek şaşırmayın. Beşiktaş için olumlu sayılabilecek tek şey tribünlerin dolu olmasıydı. Daha önemlisi ise Beşiktaş alt yapısından yetişen ve parlak bir gelecek vaat eden 1995 doğumlu Kartal Özmızrak’tı. Banvit için söylenecek çok şey var. Banvit alt yapıya önem veren sağlam temeller üzerine kurulmuş bir kulübümüz. Ama hala yıldız oyuncu yetiştirmekte zorlanıyor. Maçta İzzet Türkyılmaz yoktu. Bence, Banvit’in gerçek başarısı Türk basketbolunda yıldız oyuncu yetiştirmesiyle ölçülmelidir. Banvit kenardaki bilgili, tecrübeli, hırslı, asistan koçları ile Türkiye’nin tartışmasız en iyi teknik kadrolarından biridir. Türk basketbolu onlardan, İzzet Türkyılmaz ve benzerleri ne zaman yıldız oyuncu olacak diye soruyor ve cevap bekliyor.
Bence, İzzet için ilk yapılacak iş ona bir not defteri açmak olacaktır. Bu not defterinde İzzet’in başarılı yanları ve yetersiz vasıfları ayrı ayrı yazılmalır.

Drriplingi, şutu, pası, savunması ayrı ayrı incelenmelidir ve yetersiz yerleri, ne yapılırsa tamamlanır sorusuna cevap aranmalarıdır. Özel çalışmalarla İzzet, yıldız oyuncu olmak yolunda ilerliyor mu sorusuna her hafta sonu not defterindeki notlar incelenerek karar verilmelidir. Detaya girmek istemiyorum. Ama artık dünyada oyuncu geliştirmenin yolu özel not defteri tutmaktan ve oyuncunun antrenmanları filme alınarak onun kendisini tanımasını sağlamaktan geçiyor. Her hafta not defterinde hangi konuda ilerleme sağladığı konusu koçlarla beraber tartışılıyor. Banvit için olumlu haber, onun pilot takımı Bandırma Kırmızı’da mevcut. Bugün basketbolda driplingin en zor yanının, ikili sıkıştırmalar arasından driplinge geçmek olduğunu artık herkes biliyor. Türkiye’de bu hünere sahip henüz hiç bir oyuncu yok. Bunu deneyen ve başarıya yaklaşan 2 genç oyuncumuz var. İkisi de Bandırma Kırmızı’da oynuyorlar. Yiğitcan turna ve Şafak Edge bu oyuncular bu anlamda ilk Türk oyuncu olma şansları var. Hep söylüyoruz Türk çocuğunun şut yeteneği yeterli. Ama driplingle adam geçen oyuncumuz hemen hemen hiç yok. Driplingini geliştiren oyuncu, topa teması arttıkça el hassasiyeti kazanıyor ve hassas ellerle daha iyi şut atmanın ve daha iyi pasör olmanın önü açılıyor. Teknik konuya girmek gene istemiyorum. Ama konunun başlığı “İKİ TOP BİR TOPTAN DAHA FAYDALI”dır. Tek topla çalıştığımız hemen her şeyi iki topla çalışmak dripling yeteneğimizin gelişmesi için en kestirme yol, bunu söylemeliyim.

NBA’da oyun kurucu anlamında bir değişiklik var. Eskiden oyun kurucu için ona koçun sahadaki uzantısı denir ve sahada sadece oyuncu düzenini kurması istenirdi. Şimdi (combo guard) diye yeni bir kavram var. Combo guard sadece oyun kurucu vasıflarına sahip olmayıp skorer guard gibi de oynayabilen oyunculara deniyor. Özetle, ondan gerektiğinde oyuna hakim olması gerektiğinde ise kendisine sayı fırsatı yaratarak skorer guard olması beklenmektedir. Bu anlayışın şuanda NBA’daki en önde temsilcisi Tony Parker. Parker hem takımı yönetiyor, hemde takım sıkışınca skorer guard gibi oynayıp maçın gidişatını değiştiriyor. Bazı maçlarda 20 asist yapıyor, bazılarında ise 40’a yakın sayı atıyor. Combo guardın Avrupa’daki en iyi temsilcisi ise Siena’da oynayan McCALEBB gösteriliyor. Böylece oyun kurucu üzerindeki moral baskı azalmış oluyor. 1 ve 2 numaralar sorumluluğu paylaşılıyorlar. Bizde bu duruma en çok yatkın oyuncular Fenerbahçe’deki Ukic ve Engin Atsür ikilisi.

Yazının başlığında da, rüya gerçekleşti, diye, şut tabancalarının artık Türkiye’de de olduğunu belirtmek istedim. Şut tabancaları şu anda Efes’te ve Galatasaray Kadın Basketbol takımında ve Darüşşafaka’da mevcut. Ben, Darüşşafaka’ya bu imkanı sağlayan Ergün Bey’e, Tuncay Bey’e, Leyla Alaton Hanım’a, Saffet Karpat’a ve Rıza Bey’e yürekten teşekkür ediyorum. Bu aletle her oyuncu dakikada 20 şut atabiliyor bu toplamda, saatte 1200 şut demek. Türk çocuğu bir ayda attığı şut kadar artık 1 saatte şut atabiliyor. Türk Basketbol ekolünün temelinde artık çabuk ve isabetli şut atma özelliği olabilir. Bu makineleri bu hafta daha iyi tanıyıp detayları size ileteceğim,

Sevgiler saygılar…

Kaynak: Hürriyet