Basketbolda başarının sırrı: Topu yere vurmak

Basketbol Amerika’yı bir kez daha keşfetti.
NBA Ligi de başladı. Artık sadece gündüzlerimiz değil, gecelerimiz de basketbolumuzla dolu. Ama bütün olup bitenlerin arasında en önemli konumuz Cantu galibiyetiyle Fenerbahçe’nin Top 16’ya kalması. Fenerbahçe’yi tebrik ediyoruz.
Artık 3 takımımız da Euroleague’in son 16’sında. Türk basketbolunun başarısı bununla da sınırlı değil. Beşiktaş, Banvit, Karşıyaka da kendi Avrupa Ligleri’nde bir üst tura çıkmayı başardılar. Artık Avrupa Ligleri’nde 6 takımımız var ve bununla gurur duyuyoruz. Ama bunu abartmamak gerek. Biz Türk basketbolunun Avrupa’da zirve yolunda olduğunu hep yazıyoruz. Zirveye ne kadar yaklaştığımızı önümüzdeki maçlarda göreceğiz. Başka bir deyişle gerçek macera şimdi başlıyor. Gayemiz zirve yolunda değil zirvede buluşmak. Umarım bu da gerçekleşir.

Beko Basketbol Ligi de giderek daha ilginç oluyor. Biz sadece play-off takımlarımız arasında sürprizlere açıkken Hacettepe Üniversitesi’nin Beşiktaş galibiyeti lig sıralaması için tahminlerde bulunmanın artık imkansız olduğunu gösterdi. Türk basketbolu Ankara’yı bekliyor. Hacettepe Ünivesitesi Ankara basketbolu için sağlam temel. Bu da bizi sevindirdi. Beşiktaş, Iverson ve Deron Williams gibi transferlerle basketbolumuzu tanıtmakta çok faydalı oldu. Beşiktaş taraftarları Akatlar’ı bile doldurmazken Sinan Erdem’e akın ettiler. Bu başarıyı gerçekleştiren Beşiktaş Yönetimi’ne de teşekkür borçluyuz. Onlardan tek bir ricamız var o da Ergin Ataman’ı yalnız bırakmasınlar. Banvit Fenerbahçe maçında ise, Banvit’in galibiyetinden çok sergilediği atmosfer bizi gene çok etkiledi. Banvit taraftarı bu salona sığmıyor. Bandırma’da yeni bir salona ihtiyaç var. Bu gelişme bile Banvit’in basketbolumuza yaptığı olumlu katkının tartışılmaz bir göstergesi. Türkiye’nin her yanında basketbolumuz yeni Banvitleri bekliyor.

NBA’DEKİ TÜRKLER

NBA’de 6 oyuncumuz yer alıyor. Dünyada sadece Fransa’nın NBA’de 6 oyuncusu var. Üstelik Fransız oyuncuların hepsi Afrika kökenli, doğuştan atletik siyahi oyuncular. Bizim çocuklarımızın tümü ise savaşan, yetenekli, uzun boylu oyuncular. Ama biz Türk basketbolunun dünyaya ispatını oyuncu kurucu bir oyuncumuzun NBA’de yer alması olacağını hep söylüyoruz ve bu inancımız sürüyor. Avrupa’da bizim seviyemizde olduğu muhakkak olan İspanyollar var. İspanyol oyun kurucu Ricky Rubio (21 yaşında), Minnesota Timberwolves ‘da artık oynuyor. Rubio’nun savunması, saha görüşü, top kullanımı mükemmel ama şutu iyi değil. 3 sayı atıp soktuğunda takım arkadaşları inanmakta zorlanıp ayağa kalkıp onu alkışlıyorlar ve biz hala NBA’ye oyun kurucu namzeti bile gösteremiyoruz. Bunun iki sebebi var yabancı oyuncu çokluğu ve bunların arasında oyun kurucu çokluğu. İkinci sebebi ise bizim genç takımlarımızda oyuncuların en yetenekli olanlarını oyun kurucu yapma yerine onları skorer yapmamız. Bunun en göze çarpan örneği Efesli Cenk Akyol. Biz Cenk Akyol benzerlerini genç takımlarda oyun kurucu yapsaydık basketbolumuz bugün en az bir seviye daha üstte olurdu. Çünkü bir ülkenin basketbol seviyesi oyun kurucuların omuzlarında yükseliyor. Hidayet, genç takımda Efes’te oyun kurucu olmasaydı bugün komple, çok yönlü uzun oyuncu dediğimizde akla gelen tek isim olan Hidayeti de sayamazdık. Ben Ufuk Sarıca’nın yerinde olsam Cenk’i 2-3 oynatacağıma 1-2 oynatırdım. Doğuş Balbay’la beraber önümüzdeki yıl İÇ, VİÇ transferinden kurtulurduk.

Basketbolda yeni sırlar açıklanıyor. Bazıları çok ümit verici. Eski ABD’li koçlar arasında yapılan bir ankette basketbolda şut, pas, dribbling gibi temel yetenekler arasında hangisinin en faydalı olduğunu sorusunu büyük bir çoğunlukla dribbling kazandı. İyi dribbling yapan dribblingde ustalaşan oyuncuların şutları da pas yetenekleri de beraber artıyor. Özetle çok iyi dribbling yapan oyuncunun büyük oyuncu olma yolu açılıyor. Bu bilgi bizi çocuklarımız içinde çok ilginç. Bizim birebir çalışmalarımız çok sınırlıdır. Dribbling antrenmanları sahanın bir yanından diğer yanına gidip gelmekle sınırlıdır. Bu yüzden 1-1’de adamı geçmekte zorlanırız. Dribblingde adamı geçemeyiz.
Basketbolda iki rakibimiz var: Top ve çember. Basketbol hayatımız bu ikisiyle savaşmakla geçer. Önceleri elinizdeki top da bir problemdir. Ama topu sınırsız yere vurarak onu esir alabilirsiniz. Geriye çember kalır. Elinizdeki topa her şut atışınızda farkında olmadan ona çemberden geçeceksin talimatı verdiğiniz için giderek topun sizin emirlerinizi yerine getirmekten başka çaresi kalmaz. Çaresizlikten çemberden ve fileden geçerek yere düşer. Böylece siz de iyi şutrör olursunuz. İyi pasör olmak için rakibiniz çember olmadığı için daha da kolaydır. Özetle iyi dribbling yapan iyi basketbolcu olur. Bu kolay yolu seçip sınırsız uygularsak NBA’de oyun kurucularımızın oynaması da yakında gerçekleşir.

Sevgiler , Saygılar.

Kaynak: Hürriyet