Tribünler doldu beklenti büyüyor

Beklediğimiz gerçekleşti. Play-off’lar bitti.

Fenerbahçe layık olduğu şampiyonluğu kazandı. Galatasaray da şampiyonluk kazanmış kadar, itibar ve onur kazandı. İki kulübümüzü de candan tebrik ediyorum ama bu iki başarı da play-off’ların gözüken kısmı. Aslında işin temelinde kazanan Türk basketbolu oldu. Tribünler doldu. Medyada, televizyonlarda basketbola ilgi çok arttı. Bu senenin başında play-off final serisini, 75-80 bin seyircinin izleyeceği söylenseydi kimse inanmazdı. Hele iki takım seyircilerinin beraber maç izleme şansı olmadığı bir ortamda bu seyirci sayısı inanılmaz. Ama tribünleridolduran 6. adamımızın (seyircimizin) istekleri artacak. ‘Biz daha iyi takımlar, daha iyi Türk oyuncular seyretmek istiyoruz’ diyecekler. Bu yüzden basketbol adamlarımızın, Türk basketbol ekolünü geliştirmek ve hayranlıkla izlenecek Türk oyuncular yetiştirmek sorumluluğu giderek artacak. Türk çocuğunda bu yetenek var.

Hidayet’i ele alalım. Hidayet, Efes’in genç takımında oyun kurucu olarak yetişti. Önce basketbolcu sonra çok yönlü oyuncu oldu. Eğer Hidayet çok yönlü oyuncu olduktan sonra da oyun kurucu olmayı sürdürseydi, bugün dünyanın en iyi ‘point guard’ı olurdu. Adı Magic Johnson’la beraber anılırdı.

Oyun kurucuların birçok vasıfları var. Sayılamayacak kadar çok bu vasıfların başında, oynadığı takımı daha iyi takım yapmak ve daha da önemlisi yanındaki oyuncuları daha iyi oyuncu yapmak geliyor. Eskiden oyun kurucuların bu vasıfları keşfedilmemişti. Hala birçok basketbol adamı bu gelişmenin farkında değil. Siz, Hidayet’in etrafında Ömer Aşık, Semih, Ersan, Kerem Gönlüm ve benzerlerinden kurulu bir Türk Milli Takımı’nın ne kadar başarılı olabileceğini düşünebiliyor musunuz? Daha da önemlisi oyun kurucu Hidayet’in, beraber oynadığı Ömer Aşık ve Semih Erden’i ne kadar iyi oyuncu yapabileceğini hayal edin. Tribünleri dolduran, çok kıymetli seyircilerimizin elinde, (Biz yeni Hidayetler bekliyoruz) yazılı pankartları basketbol adamlarımız görmezden gelemezler.

Galatasaray’dan başlayalım. Koç Oktay Mahmuti, bu yılın tartışmasız en başarılı koçu. Onun başarıları, benim(Türkiye’de yabancı koçlara ihtiyaç yok, Türkiye soyunma odalarında Türkçe konuşulmalı, takımlarımızın başında Türk koçları olmalıdır) inancımı çok güçlendirdi. Ama artık Oktay’ın da, iyi oyuncu kazandırmanın da maç kazanmak kadar önemli olduğunu anlaması gerek. Bizim kulüp takımlarımızda iyi oyuncu geliştirmenin ve Türk basketbolunu zirveye taşımanın tek yolu, önce iyi oyun kuruculara sahip olmaktan geçiyor. Türk basketbolunu Jerry Johnson gibi oyun kuruculara teslim etmek bana göre bir felaket. 22 yaşındaki İspanyol oyun kurucu Ricky Rubio NBA’e giderken, biz hala ‘Jerry Johnson’larla uğraşıyoruz. Jerry Johnson hızlı, aynı zamanda şutu iyi skorer bir oyuncu ama aklı hep kendi attığı sayılarda ve istatistiklerde. Tutku bunun tam tersi. Ben Jerry Johson ile bu mevsim beraber oynayan Türk oyuncuların, kendi basketbollarına ondan en ufak bir fayda sağladıklarını sanmıyorum.

Jasikevicius’u ele alalım. Jasikevicius artık yaşlanmış. Savunması felaket. O kimi tutarsa, rakip takım koçları “onu birebirde zorla geç sayını at” diyorlar. Ama gene de o oyunu okuyor. Oyun zekası, (önce pas) anlayışı genç Türk koçlara çok şey öğretmiştir.

Fenerbahçe’ye gelince. Spahija benim tanıdığım Yugoslav kökenli koçlar içinde en saygı değer olanı. Maçlardan sonra hakemlerden özür dilemesi bunun bir göstergesi ama maçlarda hakemlerin kararlarına itiraz etmediği tek birpozisyon olmuyor. Dikkatle inceleyince onun hakemlere itirazdan başka Türk basketboluna öğreteceği başka bir şey yok. Bu yüzen ben onun Aydın Örs’le yer değiştirmesini istiyorum. Spahija Türkiye’deki son yabancı koç. Onun koçluktan ayrılmasıyla Türkiye Avrupa’da yabancı koç kullanmayan ilk ve tek ülke olma şansına sahip. Bu vasıf, bütün Avrupa’yı hayrete düşürecek ve Türk basketboluna hayranlık yaratacak güçte. Geçen yıl Fenerbahçe şampiyon olurken Tanjevic rahatsızlanmış ve takımı Ertuğrul Erdoğan şampiyon yapmıştı. O gene kenarda ve üstelik Türk basketbolunun en bilgili, güçlü, en karakterli basketbol koçu Aydın Örs yedek sırasının hemen arkasındaki tribünde oturuyor. Aziz Yıldırım Aydın Örs’ü Türk basketboluna tekrar kazandırdığı için içimde ona sonsuz bir saygı var. Onun Türk koçlara olan güvenini Fenerbahçe Futbol Takımı’nda gördük. Aziz Yıldırım Aydın Örs’ü tribünden sahaya indirirse tarihe geçer. 2012’de Euroleague finali İstanbul’da oynanacak ama Aziz Yıldırım Fenerbahçe Ülker’iFinal-Four’da final oynarken görmek istiyorsa, Aydın Örs’ü tribünlerden sahaya indirmelidir. Türk basketbolunda her kulübün kendi Aydın Örs’üne ihtiyacı var. Bizim elimizde şimdilik bir tek Aydın Örs var. Onu da tribünde tutmamız bana göre doğru değil.

Kaynak: Hürriyet