Sevgiler saygılar

Basketbolda yazarlık hayatımın büyük bir kısmı Hürriyet’te geçti.
Yuvama dönmüş olmaktan mutluyum.

Hayat gayemde yine bir değişiklik yok.

Tecrübemi, bildiklerimi, öğrendiklerimi genç Türk koçlarla paylaşmak istiyorum.

Bana bu şansı kısa bir süre olsa tanıyan Cumhuriyet Gazetesi’ne teşekkür ediyorum.

Ben yabancı koçlardan özellikle Yugoslav kökenli hocalardan yana değilim. Türk koçlara inanıyorum.

Bunu artık sanıyorum herkes biliyor. Türk koçların takımlarına ne kadar faydalı olduklarının en büyük ispatı bu yıl Efes Pilsen oldu.

Perasovic ayrılmasaydı Efes’te kargaşa, çalkantı sona ermezdi.

Siz Perasovic olmasa Rakocevic sayı kralı olamazdı diyorsanız haklısınız.

Ama buna karşılık takımın başında sezonun tümünde Ufuk Sarıca olsaydı Efes Euroleague’de final four’da olurdu.

Perasovic devrinde Türkiye’nin en yetenekli gençleri Cenk, Sınan, Ender, maçları yedek sırasında oturarak izlediler.

Sahada Rakocevic ise eline geçen her topu istediği şekilde kullanma yetkisine sahipti.

Bugün Rakocevic’in (tek kişilik şovu) takım oyununa dönüştü. Son Karşıyaka maçında Efes tarihinin en iyi savunmalarından birini sergiledi.

Özellikle ilk yarıda uyguladıkları ikili sıkıştırmalar ve 3 saniye koridorunu hemen her seferinde en az 4 kişiyle doldurmaları bütün genç koçlara örnek olacak nitelikteydi.

Ufuk gelinceye kadar savunmayı dinlenmek