Beyin Jimnastiği

Geçtiğimiz hafta yine basketbol liginde birbirinden çekişmeli maçlar vardı. Ama maalesef biz bunların çoğunu izleyemedik. Geçen gün de yazdım. Biz büyük şehirlerde oynanan maçları yayınlayarak basketbola ve küçük şehir takımlarına haksızlık ediyoruz. Bana göre bu haftanın en önemli ve izlenecek maçları arasında Banvit-Karşıyaka maçı geliyordu. Bu maçın yayınlanmayışı inanılacak bir şey değil. Ben senelerdir SKY Türk hayranıyımdır. Sebebi SKY Türk’ün maç yayınlarken basketbola özel bir yer verip kendilerine Türkiye’nin bir numaralı basketbol ekranı demeleridir. SKY Türk’ün basketbola verdiği önem beni hep gururlandırmıştır. Yayınların sınırlı oluşunun temelinde ekonomik sıkıntılar yatıyor, bu belli, bunu biliyorum. Ama bu üzüntümüzü azaltmıyor. SKY Türk’ün de yeniden işin içine girip Spormax’e yardımcı olacak bir formül bulunması gerekiyor. Bunu bekliyoruz.

Canlı izlemek fırsatını bulduğum maçlardan biri Efes-Trabzon maçıydı. Trabzon’un Doğan Hakyemez ile bir basketbol şehri olacağı kesin. Şimdilik takımlarında yabancı oyuncu çoğunluğu var. Haklılar. Biz Trabzon’dan önümüzdeki yıldan itibaren Türkiye’ye örnek olacak bir altyapı anlayışı bekliyoruz. Efes’te küçük de olsa bir kıpırdanma var. Ama oyuncular hala mutlu ve heyecanlı değiller. Biz basketbolseverler, Euroleague’den elendikten sonra Türk basketbol tarihinin en çekişmeli play-off maçlarını bekliyoruz. Bu zirve mücadelesinde olmak Efes’in çok önemli bir görevi. Efes’te olumlu gelişmeler için de başta Ekrem Memnun geliyor. Ekrem artık maçlarda kenarda daha aktif görev alıyor. Ayağa kalkıyor, takımı ateşleyip faydalı oluyor. Ama Efes için Ekrem’in ve Ufuk’un olumlu katkıları yeterli değil. Oyuncuların kendi aralarında toplanıp yeni bir anlayışı benimsemeleri şart. Oyuncuların Efes’le basketbolu Perasovic için oynamadıkları, formasını giymekten gurur duydukları Efes için oynadıklarını hatırlamaları gerekir. Ben bir adım daha ileri gideceğim. Efesli çocuklar Türk basketbolu için oynamak zorundalar. Basketbolseverler adı hep zirvede geçen Efes’i oyuncularının layık olduğu yere taşımalarını bekliyoruz.

Bana göre bu görevi Cenk Akyol üstlenmelidir. Perasovic’ten en büyük haksızlığa uğrayan oyuncu Cenk Akyol. Ama Cenk’in arkadaşlarına “Perasovic’i unutun, ben bundan sonra oyuna hiç girmesem bile, kenarda giren çıkanı alkışlayarak takım olarak coşmamız için elimden geleni yapacağım” demesi çok faydalı olur. Cenk de bundan seneler sonra aynada kendine bakıp, ‘Cenk seninle gurur duyuyorum’ deme şansını yakalar. Perasovic’in Türk basketboluna faydası da oldu. Bundan sonra Perasovic’le de, Terasovic’leri de getirmeyi planlayanlar bir kez değil 10 kez düşünmek zorunda kalacaklar. Daha ne istiyoruz? Türk coachların önünü Perasovic açtı bile diyebiliriz.

Canlı seyrettiğim ikinci maç Fenerbahçe Ülker-Beşiktaş Cola Turka maçıydı. Beşiktaş’ta işler yolunda, taşlar yerine oturdu. Her şeyden önce kenarda yeni bir Ergin Ataman izliyoruz. Ergin basketbolumuzu enerjik, hırslı ve en bilgili coachlarından biri. O öğrenmenin, incelemenin sonu yoktur anlayışının temsilcisi. Rakip takımların maçlarını onu elinde kalem kağıt yüzlerce seyircinin arasında bulabiliriz. Onun problemi Efes’te kenarda sinirlenip pozitif enerjiden çok negatif enerji yaymasıydı. Onu en çok sinirlendiren problem oyuncu Rakocevic’ti. Haksız da sayılmazdı. Ergin olgunlaştı, sakinleşti. Genç Türk coachlarına örnek olma yolunda.

Beşiktaş bugün Ergin sayesinde Türk oyuncu iskeletli takımların başında geliyor. Serkan’ın gelişi de basketbolumuz için çok iyi oldu. Türk çocuğunun şut yeteneğinden hep bahsederiz. Ama bize çok iyi şutör olan bir oyuncu göster dediğinizde zorlanır önümüze bakarız. Serkan Türk çocuğunun bu yeteneğinin sahalardaki temsilcisi oldu. Türk çocuklarının hepsi başarı için heyecan içinde yumruk olmuş durumdalar. Bunların başında da Hüseyin Beşok geliyor. Beşiktaş’ta problemi olmaya namzet yabancı oyuncular var. Akla hemen Chatman geliyor. Kemp de bunlardan bir diğeri. Ama Ergin’in önderliğinde Türk oyuncuların saygıdeğer özverili katkılarıyla sorun yaşanmayacak gibi gözüküyor. Bugün artık Türk oyunculara dikkat etmemiz gerek. Biz Chatman’in okuduğu kolejde matematikten kaç aldığını biliriz. Ama Beko Ligi’nde Mersin’li Nedim Yücel’in ribaunt kralı oluşunu bilmeyiz. Özetle Beşiktaş Cüneyt Erden’i bekliyor.

Fenerbahçe Ülker’e gelince problem yok, moral olarak yorgunlar. Daha henüz Euroleague’den elenmelerinin etkisini üzerlerinden atmış değiller. Basketbol fiziksel olduğu kadar beyinseldir. Bunu hepimiz biliyoruz. Ama her gün fiziksel çalışmalar yaptığımız halde beyin jimnastiği kavramını henüz öğrenmiş ve uyguluyor değiliz. Fenerbahçe takımına Aydın Örs’ün Beko Ligi’nin önemini hatırlatacak birkaç beyin jimnastiği antrenmanı yeterli olacaktır.

Kaynak: Basketdergisi.com