Bağırmayan Koç Resmi Aranıyor

Karşıyaka maçlarını izleyemediğimiz için üzerinde konuşamıyoruz. Aldıkları galibiyetler için koç Hakan Demir, yardımcılarını ve oyuncuları tebrik ediyor başarılarının devamını diliyoruz. G.Saray-Estudiantes maçını seyrettik. G.Saray maçı kaybetti. Ama oynanan oyundan genç koçlarımızın öğrenecek çok şeyleri vardı. Oktay Mahmudi Türk basketboluna (ikili sıkıştırma) uygulamasını kazandırdı diyebiliriz. Top elinde olan oyuncuya ikili sıkıştırma yapılırken arkadaki 3 oyuncu da saldırgan Zone’a dönüp rakibi çoğu kez top kaybına zorluyorlar. Basketbolda özellikle savunmada her geçen gün bir yenilik izliyoruz. Bu saldırgan savunma uygulamaları ister istemez hücumumuzu da etkileyecektir. Top elinde olan oyuncular ikili sıkıştırmanın arasından geçmek, geriye doğru dribbling yapıp pas açılarını arttırmak gibi birçok özellik kazanacaklardır.

Ve hücumumuzda gelişecektir. G.Saray maçı kazansaydı karşılaşmayı oyuncular değil, koç kazandırmış oyacaktı. Avrupa basketbolunda yeniliklerin takipçisi İspanyolların son çeyrekte G.Saray’ın agresif zone savunmasına karşı düştükleri durum, onlar için acıklıydı. Fakat maalesef Oktay Mahmudi, lider oyun kurucu hamlesinin içinde değil. Türk basketbolunda bütün genç koçlar, genç oyuncular örnek alıp izleyecekleri lider oyuncu arıyorlar. Böyle bir oyun kurucunun önemini F.Bahçe-Olympiakos maçında bir kez daha gördük. Yaşlı oyuncu Papaloukas, oyuna girdi ve maçın gidişini Olympiakos lehine çevirdi. Papaloukas’ın oyuna hâkimiyetini, sahada koçun uzantısı oluşunu saygıyla izledik. Bizde niye Papaloukas gibi oyuncular yok sualinin cevabını bulmak zorundayız. 

Bu sualin cevabı Tutku Açık olabilir. Tutku’nun yetersiz savunması sadece gözleri ile savunma yaptığı için onun lider olmasını engelliyordu. Tutku şimdi ayaklarını kullanıyor. Elleri ve kolları ile biraz daha saldırgan olduğunda, biraz daha yeterli olacak. Tutku hücumda çok yönlü bir oyuncu, şutu var, drive ediyor, pas anlayışı, uygulaması mükemmel. Koç ona özgüven aşılarsa Tutku’nun, genç oyuncuların aradıkları ideal oyun kurucu olma şansı çok yüksek.

Play-Off’lar başlayıncaya kadar NBA maçları izlemenin takım oyunu olarak kimseye bir faydası olacağını sanmıyorum. NBA’de oyun yavaş oynanıyor. Takım savunması diye bir şey yok. Star oyuncular tribünleri doldurmak için bireysel yeteneklerini kullanıp (smaç üstüne smaç) taktiğini kullanıyorlar. Play-offlarda işler değişecek, bekliyoruz. Ama şimdi ABD’de basketbolun temeli NCAA kolej maçlarının play-offları oynanıyor. Bu maçları izlediğimiz zaman gerçek basketbol nedir anlıyorsunuz. Bilmeyenler için söylüyorum. Bu maçları Digitürk 84 no’lu (ESPN America) kanalından canlı izleyebilirsiniz. 2 gün önce Rick Pitino’nun koçluk yaptığı Luiswille takımını seyrettim. Rick Pittino ABD’nin yeniliğe en açık, en heyecanlı koçlarının başında geliyor. Her gittiği yere bu yenilikleri taşıyor.
‘Başarı bir seçimdir’ adlı kitabı ABD’de en çok okunan spor kitapları arasında. Onun NBA koçluğu da var. NBA’e de ‘tam saha press’ uygulamasını getirende o. Ama bu uygulama onun NBA’de sonu oldu. NBA takımları bizim kulüp takımlarımız gibi değil. Hepsinin sahibi ABD’nin en zengin iş adamlarından biri. Tam saha pres çok yıpratıcı olduğu ve sakatlıklara sebep olduğu için patronlar bu savunma oyuncularımızı sakatlıyor bizi sermayemizden ediyor diyerek Pitino’yu NCAA’e geri yolladılar. Pitino gene yenilikler peşinde. Basketbolda son senelerde adam adam savunma ile zone savunmayı iç içe sokup kombine savunma denen yeni bir anlayış var.
Pitino bunu geliştiriyor. Gerçekten de Pitino’nun takımının nasıl bir savunma yaptığını anlamak çok güç. Efes’te koçluk yapan David Blatt’de bu yeniliğin peşindeydi. Ama onun savunması zone’la başlayıp, bazen 2 bazen 3 pas sonra adam adama döner rakiplerin kafasını karıştırırdı. Pitino’nun savunmasını ise kimse anlamıyor ve çare bulamıyor. Maçı anlatan yorumcu çok kıymetli bir basketbol adamıydı. Maçı anlatırken adam perişan oldu. “Maç anlatımım koç kursuna döndü, gene de anlatamadım” diye özür diledi. Ben NCAA mart deliliği adı verilen turnuvanın izlenmesini tavsiye ediyorum.

Kaynak: Basketdergisi.com