1 saatte 1 aylık şut

E-Mailller alıyorum. Sayfanızın adı Basketforum ama biz fikirlerimizi size iletemiyoruz diyorlar. Haklılar. Buna bir çare arıyoruz. E-Maillerinizin birinde Kevin Durant ile Kerem Gönlüm’de benzerlikler olduğunu yazmışsınız. Bence isimlerin ‘K’ harfi ile başlamasından başka ortak yönleri yok diyordu.

Buna haklısınız diyemiyorum. Biz eğer Türk çocuğunun basketbola sınırsız yeteneği olduğunu ama bunu biz basketbol adamlarının ortaya çıkaramadığını kabul etmezsek gideceğimiz yere gidemeyiz. Kevin Durant’ın şutu tabi çok iyi. Bu şutu sayesinde NBA’de yılın en iyi oyuncusu seçilme şansı var. Ama bizde antrenmanlar yavaş. Oyuncu geliştirme aletlerimiz yok denecek kadar az.

Bu yüzden de şut makinesi kullanan Durant’ın 1 yılda attığı şut sayısını Gönlüm, 10 senede atmak fırsatı bulamamıştır. Gerçeği yadsınamaz. Ama Kerem Gönlüm’ün basketbolculuğu(pası, driplingi, oyunu okuyuşu)Durant’ın üstünde. Şut makinası ile Kerem de Durant kadar şut atsaydı onun kadar iyi şutör olur muydu tartışılmaz…
Bu yüzden ben son yazılarında üstünde durduğum, tanıtmaya çalıştığım(şut makinesinin) artık Türkiye’ye de getirilmesinde ısrarlıyım. Gelelim Ömer Onan’a…

Ömer nasıl oldu da her attığı şutu sokuyor geçen yazılarımızın konusuydu. İyi şutör olmanın iki temel şartı var. Birincisi Özgüven…Atarken sokacağınıza inanacaksınız. İkincisi Tekrar Sayısı…Basketbolda adale hafızası diye bir kavram var. Nasıl beyniniz bilmediğiniz dilde bir kelimeyi birçok kere tekrardan sonra öğreniyorsa, adaleleriniz de aynı.

Basketbolda attığınız şutun girmesi için adalelerinizin de yeterli sayıda şut atması şarttır. Türkiye’de savunma Tanjevic’in kenardan sınırsız bağırmaları sayesinde uykudan uyandı. Oyuncular savunmada dinlenmek yerine tetikte olmayı öğrendiler. Ama savunmada hücuma geçip tuttuğunuz oyuncuya bu belada nereden başıma geldi dedirten saldırgan savunma şeklini Ömer Onan başlattı. Basketbolda moral mi yoksa fiziksel yetenek mi daha önemlidir tartışılır…
Ömer’in haklı olarak kazandığı özgüvenin şutunu da olumlu etkilediği muhakkak. Peki biz nasıl moral bulacağız diye soruyorsanız kendinize her an olumlu konuşup destek verecek bir arkadaş edinin derim. Bu arkadaş içinizde yaşıyor.
Bu arkadaş sizsiniz. Kendinize moral verin kimseye ihtiyacınız kalmaz. Basketbolda artık öyle şeylerin istatistiği tutuluyor ki inanmak güç. Bir oyuncunun 3 faul yaptıktan sonra özgüveninin azalması şutunu ne kadar etkiliyor diye faul problemine girmiş oyuncuların şut yüzdeleri ayrı tutuluyor. Ömer’in şutör olması sadece moralle de ilgili değil. Ben eminim ki Ömer antrenmanlarda arkadaşlarından çok fazla şut atmaktadır. Böylece morale tekrarı eklemektedir.

Ömer’in 3 faul yaptıktan sonra şutları giriyor mu merak ediyorum…Türk basketbolunun şut makinesine ihtiyacı var. İnternette google’a (Shoot away gun) yazdığınızda her çeşidi karşınıza çıkıyor. Hepsinin ilan sayfalarında USA’nın en güvenilir en başarılı koçlarının da alet hakkında görüşleri yazılı. Rick Pitino, Tom İzzo, Pat Summit gibi koçlar bu aletten yararlanıyorlarsa bizimde aralarına katılmamız şart.
Saatte 1800 şuttan bahsediyorlar. Bu rakam bizim çocukların neredeyse 1 ayda attıkları şut kadar. Bu yüzden ben başta Banvit olmak üzere tüm yeniliğe açık kulüplerimizi, basketbol okullarımızı, şut tabancasını Türk çocuğuyla tanıştırmaya çağırıyorum.

Rica ediyorum…

Kaynak: Cumhuriyet