Basketbolumuz büyüyor

2011′e iyi haberlerle başladık.Bunların en önemlisi Erman Kunter’in Fransa’da ‘Yılın koçu’ seçilmesiydi. Bu haber bizi hem sevindirdi hem de gururlandırdı. Biz Yugoslav kökenli koçlara kapılarımızı artık kapatma zamanı geldi derken ana fikrimiz Türk koçlara olan güvenimizdir. Bunu hep söyledik. Erman bu güvenimizin elle tutulur büyük bir ispatıdır. Erman ile bizim basketbol hayatımızda birçok beraberliğimiz oldu. Bazen aynı görüşleri taşıdık, bazen de farklı görüşlerimiz birbirleriyle çatıştı. G.Saray’da beraber çalışırken sponsor Ülker yoktu.
Maçları yayınlayan TRT yayın bedellerini ödeyemiyordu. Amerikalı oyuncular kaçmak üzereydi. Bu yüzden de ben çaresizlikten ekonomik gelir sağlar ümidiyle kısa vadeli başarılar peşindeydim. Erman ise daha geniş vadeli daha sağlam temelli bir yapılanmadan yanaydı. Erman haklı çıktı. Bana ise özür dilemek kaldı. Türk basketbol ekolünü kurmamız yolunda basketbolumuza en faydalı isimlerin başında Erman gelir. Avrupa basketbolunu en iyi tanıyan koç o. Tabii Murat Didim’i ve Tolga Öngören’i de unutmamak gerekir. Türk çocuğu nasıl bir oyun anlayışı içinde yeteneklerinin tümünü kullanma şansı bulur? Bu suale Erman ile birlikte cevap aramak büyük bir mutluluk olacak. İkinci iyi haber ise Jasikevicius’un F.Bahçe Ülker’e gelişi. Jasikevicius dünyanın en yetenekli oyun kurucularından biri. Bizim genç oyuncularımızın onun maçlarını izleyip gelişecekleri muhakkak. Lary Bird gibi üstün bir yetenek menajerliği sırasında Jasikivicius’u Indiana’ya oyun kurucu seçince bütün dünya bu iki süper gücün bir araya gelişini ayakta alkışlamıştı. Beklenen sonuç tam alınamadı.

Jasikevicius özel bir karakter. Basketbolda oyun kurucular o takımın sahadaki koçlarıdır. Anlayışı vardır. Ama bu ifade (oyun kurucu koçun sahadaki uzantısıdır) anlamını taşır. Jasikevicius sahada kenardaki koçun uzantısı olmaktan çıkıp kendini koç sayıp doğru bildiğini yapan bir oyuncudur. Bu yüzden NBA’de koçlarla anlaşamadı ve bu serüven kısa sürdü. Ama üzerinde tartışılmayacak bir konu Jasikevicius’un genç Türk oyun kuruculara örnek olacağı. Dünkü Beşiktaş C.T-G.Saray C.C maçına gelince kafamız karışık. Lig başlarken Beşiktaş koçu Burak Bıyıktay’ın Iverson’un gelişiyle işinin çok güçleştiğini yazmıştım. Bu görüşümüz devam ediyor. Iverson’ı henüz tam olarak tanıdığımızı söyleyemem. Ben dahil birçok seyirci Iverson’ın oyun güçleştikçe ortaya çıkıp (maç kazandıran oyuncu) olmasını bekliyor. Bunu yalnız biz seyirciler beklemiyoruz. Oyun içindeki Beşiktaşlı oyuncularda farkında olmadan risk almayı, öne çıkmayı göze alamıyorlar.

Ve Iverson’ın maç kazandıran oyuncu hüviyetini sergilemesini bekliyorlar. Iverson ise henüz bu formayı giyemedi. Sadece iyi bir takım oyuncusu olmayı sürdürüyor. Ama masaya yumruğunu vuran oyuncu olmuyor veya olamıyor. Biz NBA yıldızlarını MARS’tan gelmiş oyuncular sayarız. Şimdilik Iverson’ın Mars’tan gelmediği belli. Eğer Iverson’ın maksimum performansı bu kadarsa bu kavramı bir daha düşünmeliyiz.

G.Saray’da ise Ermal Kurtoğlu hergün daha çok saygı kazanıyor. Saygı kavramı içinde Haluk Yıldırım’ın her zaman yeri var. Tutku F.Bahçe maçı zirvesinden yine inmişti. Ama onun da özel bir günüydü. Tutku’ya basketbol yaşantısının başlarında bir gün bir maçta Iverson’ı tutacaksın deseniz ne kadar inanırdı? Cevap sizin…Bu yüzden Türkiye’de basketbolun büyüdüğüne inanıyoruz.

Not: Genç koçlar basketbol Panorama’da Murat Özyer’in maç filmiyle yaptığı açıklamaları muhakkak izlemelisiniz.

Kaynak: Cumhuriyet