Birlik beraberlik

Efes Pilsen’in durumu hakkında lüzumdan fazla konuşuyor olabiliriz. Ama ben Efes’in bu kadrosuyla iç problemlerin çözüldüğünde Eurolague’de son 4’e kalacağına inanıyorum. Onun için belki ufacık da olsa olumlu bir katkımız olabilir diye bu konuya değiniyorum. Efes Türk basketbolunun özel bir temsilcisi. Bugün üç büyüklerin adı geçince ilk olarak onların futbol takımları akla gelir. Halbuki Efes Pilsen dendiğinde kafamızda hemen basketbolumuz canlanır. Bu yüzden biz Türk basketbol adamları Efes Pilsen’e moral borçluyuz. Basketbolda başarının arkasındaki ilk kavram birlik beraberlik. Birlik beraberlik takım olmak demektir. Oyuncuların kendi egolarını yenmeleri anlamına gelir. Bütün oyuncuların bireysel başarılarını unutup takım başarısını ön plana çıkarmaları mümkündür. Oyuncuların aklı kendi istatistiklerinde olduğunda takım başarısı gerçekleşemez. Birlik beraberlik olduğunda takımdaki her oyuncu arkadaşlarıyla gurur duydukları bir özveri içinde olurlar. Birlik beraberlik olmadan 1+1 güçlükle 2 eder. Çoğu zaman da etmez. Ama takım ruhu işin içine girdiğinde 1+1 = 3, hatta daha fazla olur. Sinerji budur. Sinerji yaratan bir takımı yenmek çok zor, hatta imkansızdır. Efes’in kadrosu Yugoslav kökenli ve ABD’li oyuncularla Türk oyuncular karması. Rakocevic’li bu kadrodan yumruk oluşturmada sorumluluk Türk oyuncularındır. Birlik, beraberlik ve egodan kurtulma savunmayla başlar. Bu yüzden Türk oyuncuların ölümüne savunma ile örnek almaları gerekiyor. Takımın temelinde Kerem Tunçeri ve Kerem Gönlüm olmalıdır. Bu ikili, tüm oyuncuları birleştirmek, oyuncular topluluğunu takım yapmak sorumluluğunu yüklenmelidir. Birlik beraberlik, sadece oyun sahasında çözülmez. Saha kadar önemli yer soyunma odalarıdır. Burada Efes yönetimi değişiklik yapmamakta kararlı görünüyor. Efes’in güçlü, tecrübeli bir ağabeye (mentör) ihtiyacı var. Bu vasıflarda Nur Germen ile tamamen örtüşmektedir. Nur Germen ve Ufuk Sarıca ile birlikte hareket ettiklerinde Sırpça, İngilizce ve Türkçe denge kazanır. Bu ikiliye Keremlerin, Cenk’in, Ender’in, Sinan’ın katılması problemleri çözer kanısındayım. Özetle uyum sağlandığında Efes Avrupa’da her takımı yenebilir.

F.Bahçe-Cholet maçında birlik beraberlik kadar oyun kurucunun önemi de bir kez daha ortaya çıktı. Birkaç gün arayla çok farklı iki F.Bahçe izledik. Oyun kurucusuz F.Bahçe bir kargaşaydı. Ukic’li F.Bahçe ise muhteşemdi. Eskiden sadece ‘oyun kurucun kadar konuş’ denirdi. Artık neredeyse oyun kurucun yoksa maça çıkma denecek. Ukic’li ve Ukic’siz F.Bahçe arasındaki fark niye diye soruyorsanız bunu bir teknik adamla değil, bir psikologla konuşmanız gerekir. Ukic’in istatistikleri önemli değil. Önemli olan istatistiğe geçmeyen takıma kazandırdığı özgüvendir. Bu özgüvenle Mirsad belki de hayatının en verimli maçlarından birini oynadı. Başarı sadece Mirsad’la sınırlı kalmadı. Tüm oyuncular takımlarına çok olumlu katkı sağladı. Sinerji için F.Bahçe maçından sonra yeni bir kitap yazılabilir. Özgüven verildikçe oyuncuların birbirlerine katkıları 1+1 = 3, hatta 4 oldu diyebiliriz. F.Bahçe, dünkü maçtaki başarısını devam ettirirse spor yazarları için durum değişir. F.Bahçe, Euroleague’de ne kadar yükselebilir sorusu yerini Euroleague finalinde F.Bahçe’nin rakibi kim olacak sorusuna bırakır.

Kaynak: Cumhuriyet