İyi ki varsın Aziz Yıldırım

Türkiye’de basketbolun önündeki en büyük engel futboldur diye yıllardır yazıyoruz. Dün gece Sinan Erdem’deki 16 bin kişilik seyirci kitlesi kısmen de olsa bu bariyeri yıkarak basketbolun önünü açtı. Türk basketbolunda yeni bir dönem başlıyor. Basketbolun önemi ve kıymeti artıyor. Bilmeyenler olabilir diye konuya açıklık getirmek istiyorum. Türk basınında ancak futbol maçı olmadığı gün basketbol yazısı yayınlanabilir. Spor dünyasının sorumluları basketbolu sevmezler. Basketbol bilgileri sadece oyunun kaç kişi ile oynandığı ile sınırlıdır. Benim spor yazarlığı devrim hep böyle bir ortamda geçti. Bu yüzden basketbola internet sayfasında sınırsız yazı imkânı tanıyan Cumhuriyet gazetesine ve spor müdürü Arif Kızılyalın’a bir kez daha teşekkür ederim.

Basketbola gösterilen ilginin artmasında Fenerbahçe Ülker ve Efes Pilsen’in güçlü takımlar kurması büyük. İddia ediyorum Efes’teki aksaklıklar düzeltilirse bu iki takımımız da Euroleague’de son 4 takım arasında olabilir. Final Four’da Türkiye’yi iki Türk takımının temsil etmesi basketbolumuza dünya şampiyonası ikinciliği kadar faydalı olur. Beşiktaşlı yöneticilerin Iverson’ı getirmeleri basketbolumuzun imajına ne kadar olumlu katkı yaptığını görmek için internette kısa bir araştırma yapmanız yeterli olacaktır. Ama bu patlamanın temelinde Fenerbahçe Ülker var. Fenerbahçe Ülker kapalı salonunu tamamladıktan sonra basketbolun önüne futbol artık geçemez. O salonda yer bulmak için şimdiden kombine bilet almak yeterli olabilir.

Gelelim dün geceki maça… Türk basketbolunun kendini örnek alabileceği Avrupa’daki tek ülke İspanya’dır. İspanya’da dünyadaki tüm yeniliklere açık bir ülke. Türk çocuğunun basketbol yeteneğini hep övüyoruz. Ama oyuncularımızdaki bu yeteneğin tümünü kullanmakta zorlanıyoruz. Bu yeteneğin yarısını kullandıktan sonra yeter tamam diyoruz. İspanya bu konuda bizden ileride. Oyuncu yetiştirme kavramı ile oyuncu geliştirme konusu birbirinden ayrı. Dertleri oyuncu geliştirme. Oyuncularına tüm yeteneklerini kullanma fırsatı vermek için durmadan araştırma yapıyorlar. Bu bizim sayfanın da en büyük gayesi: Türk çocuğunun sınırsız yeteneğinin tümünü kullanmasını sağlamak.

Biz dağda zirveye tırmanırken yarıda bir düzlüğe geldiğimizde aşağı bakarak ne kadar yükseldiğimizi görüp yeter diyoruz. Halbuki kafamızı yukarı kaldırsak gerçek zirveye daha ne kadar yolumuz olduğunu göreceğiz. Biz Türk çocuğunun başını yukarı kaldırmak ve yeteneğini kullanmasına yardımcı olmak istiyoruz. İspanya’da dünyada eşi olmayan oyuncu geliştirme merkezleri var. Salonu, yatakhanesi, yemekhanesiyle takım oyunu uygulaması yasak. Buralarda sadece oyuncuyu nasıl daha iyi oyuncu yaparız çabası içindeler.Bizim İspanya basketbolu yolumuz açık. TRT İspanyan lig maçlarını yayınlıyor. Yorumcular ise basketbolun en bilgili isimlerinden Murat Murathanoğlu ile Yiğiter Uluğ… İspanya basketbolunun en ince detaylarını bile onlardan öğrenebiliriz.

Fenerbahçe kulübünün basketbola katkısı sadece yaptırdığı salonla sınırlı değil. Bütün Türk kulüplerinin örnek alacakları uyum içinde birbirlerini destekleyerek oynayan bir takımları var. Kadro üstelik Türk-Amerikan-Yugoslav oyuncuları karması. Koçları da benim tenkit ettiğimiz Yugoslav koçlarından biri… Neven Spahija… Ama oyuncular ve teknik kadrolar arasında en ufak bir uyumsuzluk görülmüyor hatta sezilmiyor. Siz bundan birkaç yıl önce Mirsad’ın oyuna ikinci beşte katılıp hiç şikayet etmeden sadece takıma katkı için savaşacağına inanır mıydınız? “Mirsad Şov” demek hakemin her kararına isyan etmek demektir. Bugün Mirsad Şov ribauntları toplamak demek. Lig başında bir tek huzursuz gözüken oyuncu Kaya Peker’di. Vidmar’ın sakatlığı Fenerbahçe’yi hırpalamış olabilir ama ilk 5′te başlamak Kaya’yı sadece Fenerbahçe’yi değil Türk basketboluna da yeniden kazandırdı. Spahija da Yugoslav koçlarda pek göremediğimiz sükunete ve pozitif kişiliğe sahip. Fenerbahçe’de müthiş uyumun ardında sahada gözükmeyen 3 kişi var. Bunlardan ilk iki kişiden biri Sırpça ve Türkçesiyle Damir Mrsic… İkincisi ise senelerin tecrübesi Nedim Karakaş… Diğerini ise söylemeye gerek yok: AYDIN ÖRS.

Aziz Yıldırım’ın Fenerbahçe’ye kapalı salon yapmak kadar faydalı olduğu konu Aydın Örs’ü basketbolumuza geri getirmek oldu. Bence her kulüp kolay olmasa da kendi Aydın Örs’ünü bulup yetkilendirmelidir.

Teşekkürler Aziz Yıldırım.

Kaynak: Cumhuriyet