Hoşgeldin Aydın Örs

Son F.Bahçe-Beşiktaş maçını izlerken hepimizin aklında Iverson vardı. Ama maç daha başlamadan televizyonun gösterdiği bir resim beni çok etkiledi. F.Bahçe benchinin arkasında Aydın Örs oturuyordu. Aydın Örs’ün yeniden türk basketboluna katılması ve katkıda bulunması çok olumlu bir gelişme.

Aydın Örs’ün basketbol hayatının zirvesindeyken Türk basketbolunu zirveden izlemesi beni çok üzüyordu. Hepimiz onu yeniden aramıza katan F.Bahçe yönetimine teşekkür borçluyuz. Iverson’a gelince…

Durum karışık. Karar vermek kolay değil. Ama ben onu da ligimizde oynatan Beşiktaşlı yöneticileri tebrik ediyorum. Basketbolumuzun medyamızda ilgiye ihtiyacı var. Türk medyası futbolla yatıp futbolla kalkıyor. Medyasının ilgisini sağlayacak yer saha değil tribünler. Gazetelerin çıktığı büyük şehirlerde tribünler dolduğu anda Türk basketbol çok güçlenecektir.

Iverson’ın bu konudaki katkısı tartışılmaz. Ben seyircinin ilgisinin lig sonuna kadar süreceğine inanıyorum. Çünk Iverson’dan olumlu beklenti sürüyor, sürecek. Yeter ki o sakatlanmasın… Iverson kolay bir oyuncu değil. Takım oyunu, paslaşma, yardımlaşma onun öncelikleri değil. O, kendi şutunu, sayı imkanını kendi yaratan özel bir oyuncu.

Rakip takımın yardımlaşması ise onu 2-3 kişinin arasından bile sayı atmaya zorluyor. Onu meşhur eden en etkili özelliği de karambol içinden sayı çıkartması. Iverson’ın bu özellikleri NBA için çok geçerli. Çünkü NBA seyircisi tuttuğu takımı izlemekten çok hayranlık duyuğu oyuncuları seyretmek için tribünlerdedir.

Iverson’ı Ömer Onan tutsaydı NBA’de tribünler boşalır mıydı diye sorarsanız haklısınız. Ömer ona top almak istediği her pozisyonda engel oldu. Iverson bırakın karambole geçip sayı atmayı, Ömer’i bire birde geçemedi bile… Ama Iverson da çok hırslı bir oyuncu. Kendini yeniden dünyaya ispat etme savaşını bırakacak gibi gözükmüyor. Bunu Almanya’daki Gottingen maçında attığı 18 sayı ile ispatladı. Sağlam kalırsa Türk basketbol tarihinin en ilginç bire bir savaşı 2. devredeki Iverson-Ömer eşleşmesi olacak. Şu anda en zor görevde olan Beşiktaş koçu Burak Bıyıktay, Iverson’ı oynatsa bir dert, oynatmasa bir dert.

Ama bir koçun en önde gelen yeteneği güç anlarda doğru karar vermektir. Burak da Iverson’dan çektiği kadar ondan yararlanma şansına sahip. Burak’ın kadrosunda Cüneyt Erden var. Cüneyt, Türkiye’nin hızlı oyunda top eline gelir gelmez tüm sahayı gören ve uzun isabetli paslar veren en iyi oyun kurucularından biridir.

Cüneyt ve Iverson’ın beraber oynadıkları sürelerde Beşiktaş savunma ribaundlarında da en iyi oyuncularını kullanırsa Siyah – Beyazlıların hızlı hücum gücü çok artar. Bu da Iverson’ın kolay turnike atarak özgüven kazanmasını sağlar. Özetle Burak’ı yerinden edecek Iverson mı, yoksa Iverson’ı NBA’e döndürecek isim Burak Bıyıktay mı olacak bekleyip göreceğiz…

Siz koç olarak en saldırgan savunmacınızı rakibin skorer oyuncusunu mu, yoksa oyun kurucusunu tutmakla mı görevlendirirsiniz? Görüşleriniz için teşekkürler…

Kaynak: Cumhuriyet