Yeniden Merhaba

Bütün yaşantım basketbolun içinde geçti. Oyunculuktan şube başkanlığına kadar her çeşit görevi yaptım. Bunların bir kısmı başarılıydı. Bir kısmı ise başarısızlıklarla doluydu.

Ama yine basketboldan kopmadım kopamadım. Artık son turu koşuyorum. Ama hala her günüm basketbolla dolu geçiyor. Hala günde 4-5 saat internet, TV veya CD’lerin karşısındayım. Basketbolla yatıp basketbolla kalkıyorum.

Hayatımdaki son gayem. Basketbol sevgimi ve tecrübemi genç Türk çocuklarıyla paylaşmak. Bu yüzden bu yaşam gayeme erişmem için bana imkan sağlayan Cumhuriyet gazetesine içimde sonsuz teşekkür ve minnet var. Öğrenmenin sonu yok. Eskiden okuma yazma bilmeyene cahil denilirdi. Şimdi bu nitelik, neredeyse her gün bir şey öğrenmeyene denilecek. Biz Türk basketbol adamlarının ortak bir yanı vardır. Tecrübe kazandıkça basketbola ait her şeyi bildiğimize inanırız.

Bu anlayış bizi bir süre sonra yeni bilgiler edinmemizin önünü tıkar. Ben de bunlardan biriydim. Basketbol dünyasında beni en çok etkileyen isim John Wooden’dır. Wooden’ı geçtiğimiz haziran ayında 99 yaşında kaybettik. Wooden’ın 7’si art arda 10 NCAA şampiyonluğu var. Ama onun hakkında yazılan kitaplar bu şampiyonluklardan daha önemlidir. Wooden son yıllarında her sene yaşadığı çiftlikte eski oyuncularından birini konuk ederdi. O anlatır, eski oyuncular anılarını kitap yapardı.

Bu kitapların hepsi ABD’nin en çok okunan ve satılanların arasındadır. Benim bu kitapları getirtmek ve karıştırmak şansım oldu. Wooden’ın kitapları sadece basketbol için değil hayat için de faydalı bilgilerle doludur. Bunlardan birinde benim yaşam anlayışıma katkı yapan şu cümle vardı: “Eğer siz, size geri ödemesi imkânı olmayan birine bir yardımda bulunmuyorsanız o günü yaşadım saymayın.” Basketbol için beni etkileyen anlayışı da, “Bana her şeyi bildiğime inandıktan sonra öğrendiklerim çok faydalı oldu” cümlesiydi. Ben o zaman her şeyi bildiğime inanmaktan vazgeçtim. Ben “hayat boyu öğrenme yoluna” girdim.

Türk basketbol koçları öğrenmenin sonu yoktur anlayışını kabul ederlerse Türk basketbolunun önünde zirve yolunda hiç bir engel kalmaz. Türk çocuğunun basketbol yeteneğinin sınırsız olduğunu Dünya Şampiyonası’nda bütün dünyana ispatladık.

Türk koçlarının ne kadar başarılı olabileceklerinin ışığını da Erman Kunter ateşledi. Türk basketbolu Avrupa’nın en iyileri arasına girdi. Ama zirve yolunda daha ilerleyeceğimize ve zirve yarışı verebileceğimize inanıyorum. Bu yüzden bu sayfada “bildiklerimi değil” öğrendiklerimi, okuduklarımı Türk gençleriyle paylaşmak istiyorum. Özetle bu sayfayla beraber Türk gencinin ve Türk Basketbolu’nun emrinde olacağım.

Kaynak: Cumhuriyet