Tamam mı devam mı?

Zirve yolunda hızla ilerliyoruz. Başarımızın temelinde yetenek ve özgüven yatıyor. Tecrübe ve enerjiye seyircimizin de kattığı coşku eklenince gerçek 12 Dev Adam sahadaydı. Milli Takımımız ‘Basketbol, Türk çocuğunun en yetenekli, en başarılı olduğu spor dalıdır’ tezimizi bir kez daha ispatladı. Bugün Avrupa semalarında ‘Türk basketbolu Avrupa’nın zirvesinde’ yazılı pankartlar var.

Avrupa’daki tüm basketbol adamlar bu gidişattan rahatsız ve hepsi bu pankartlar sökmek için arayış içinde. Zirvede kalabilmek için coachlarımızın omuzlarında Türk basketbolunun ekolünü oluşturmak için çok önemli bir görev ve sorumluluk var. Bugün Türkiye’de ve Avrupa’da başarılı, tecrübeli birçok coachumuz var. Türk basketbol ekolünü geliştirmek için Türk coachlar görüşlerini paylaşmalı. Bilgi paylaştıkça büyür.

Değerli basketbol adamlarımızdan oluşan TÜBAD’ın yetkileri arttırılmalıdır. TÜBAD, başta Aydın Örs olmak üzere Avrupa’daki ve Türkiye’deki basketbol antrenörlerimizi bir araya toplayıp basketbol ekolümüzü oluşturmalıdır. Coachlarımız bir araya gelip ‘Yeni Hidayet’ler nasıl yetiştirilir?’ gibi onlarca soruya cevap aramalıdır. Ama Türk basketbol ekolünü kurmak için ilk olarak yabancı coach sorununu çözmek gerekir. Önce kulüplerimiz, sonra federasyon artık yabancı coach arayışına son vermelidir. Türkiye, Avrupa’da basketbolunu kendi coachlar yla geliştiren ilk ve tek ülke olma gururunu yaşama şansına sahip. Bu ortak anlayış Türk basketbol camiasında tek vücut tek yürek yapar. Soruyorum: Bugün milli takımımızda Emir Preldzic ve 3 yabancı devşirme oyuncu olsaydı bu birlik ve beraberlik olur muydu? Her Türk coachunun hayali ileride milli takım antrenörü olmaktır. Ama koridor kapalı. Türk coachlar yolun açılacağı ve milli takım soyunma odalarında Türkçe’nin geçerli olacağı günleri sabırla bekliyorlar. Tanjevic’e sergilediği fedakarlıktan dolayı teşekkür borçluyuz. Ama onun bundan sonraki görevi teknik sorumlu veya danışmanlık olmalıdır.

Basketbol Türkiye’de patlamaya hazır. Biz gene de tedbirli olmal y z. Cumhurbaşkanımız ve başbakanımız her fırsatta trübüne gelip karşılaşmalar izlerken, üç büyük kulübün başkan ise hiçbir maça gelmedi. Sinan Erdem’de sadece başkanlığı sırasında Galatasaray’ı basketbolda şampiyon yapan değerli başkan Faruk Süren vardı. Ben ona kulüp başkaları niye basketbol milli takımımızın maçlarına gelmiyorlar diye sordum. Cevap , “Bilemiyorum.
Bu saatte futbol antrenmanı bile olmaz.” oldu.

Bu harika organizasyonu düzenleyen başta Turgay Demirel ve tüm federasyon üyelerine, teknik ve idari ekibimize milli takımımızın oyuncularına candan teşekkür ediyoruz. 6. adamımız seyircimize ise minnet duyuyoruz.
Yazımızın başındaki soruya hepimizin ortak cevap ‘sonuna kadar devam’ olacaktır. Sağ olun var olun.

Kaynak: Basketdergisi.com