Yolumuz açık

BUNDAN 5-6 yıl önce “Savunma Türk basketbolunun bir numaralı silahıdır” denilse kimse inanmazdı. Ama basketbolumuzda savunma her gün daha güçleniyor ve bizi zirveye taşıyor. Savunmanın güçlü olduğu ülkelerde iyi hücum oyuncularının da yetişmesi kaçınılmazdır. Yetenekli ve genç bir oyuncunun Ömer Onan karşısında bugün için kazanma şansı az olabilir. Ama genç oyuncunun tecrübeli bir coachu varsa ve oyuncusunu sert, saldırgan savunmaya karşı hazırlarsa bir süre sonra bu genç her gün daha iyi hücum oyuncusu olur ve şansı artar. Ama daha da önemlisi Ömer’i 1’e 1’de yenmek için uğraşısı onu daha iyi bir hücum oyuncusu yapar. Bence Sinan’ın çok başarılı bir hücum sergilemesinin altında yine savunma var. Sağlam savunma karakterini her gün saldırgan savunmaya çeviriyor. Böylece özgüveni artıyor ve hızlı hücum için momentum kazanıyor. Sinan ‘Beyazlar da sıçrar’ anlayışının adeta bir ispatı. Dünya basketbolunda savunma her geçen gün gücünü artırıyor. Günümüzde takımlar artık sadece hücuma geçerken veya savunmaya dönerken rahat nefes alıp dinleniyor. Tam saha pres ve baskılı savunma her geçen gün daha çok uygulanıyor. Basketbolun savaşma sahası büyüyor ve basketbol 6-7 kişi yerine 10-12 kişiyle tam sahada oynanan hızlı bir spor dalı olma yolunda. Bu yeniliklere Tanjevic bir yenisini daha ekledi. Normalde takımlar zorlandıklarında alan savunmasına döner. Siz buna isterseniz “Biz sizi adama adama tutamıyoruz, alan savunmasına dönüyoruz” diyebilirsiniz. Tanjevic’in yarı saha baskılı alan savunması korku değil, cesaret kökenli. Uzun adamlarla yapılan alan savunması aynı zamanda adam adama savunmanın da avantajlarını kullanıyor. Biz “Yugoslav kökenli coachlardan öğrenecek bir şeyimiz yok” derken Tanjevic’in bu uygulamasını bilmiyorduk. İşin ilginç yanı bu savunmadan Slovenya ve Sırbistan’ın da öğrenecek çok şeyleri var gibi görünüyor. Slovenya maçında bunu da göreceğiz. Tanjevic Türkiye’den ayrılmadan önce bize iyi bir hatıra bırakıyor. Teşekkürler Tanjevic.

Kaynak: Basketdergisi.com