Madalya önümüzde

Basketbol maçlarını canlı, tribünden seyretmenin faydaları sayılamayacak kadar çok. Ama televizyondan maç izlemenin de bir avantajı var: Maçları kaydedip, önemli bölümleri istediğiniz kadar tekrar tekrar inceleyebiliyorsunuz. Televizyonlar, Dünya Şampiyonası’na katılacak takımların hazırlık maçlarının hemen hepsini yayınladılar. Dünya takımları arasında ilk sıralarda yer alması garanti gibi gözüken 3 ülke var. ABD, İspanya ve Yunanistan.
Bütün bu hazırlık maçlarını seyrettikten sonra edindiğim kanı, bu 3 takımın yanında ilk 4’e girme şansı en yüksek takım biziz. İyi oyunculardan kurulu güçlü bir kadromuz var. Oyuncularımızın kalitesini yabancı oyuncularla kıyaslayabilmek için ben size bir sual sorayım. Bugüne kadar seyrettiğiniz dünya takımlarından “bizde de şöyle bir oyuncu olsun” diyebileceğiniz kaç oyuncu var? Bence bu sayı 1 veya 2 ile sınırlı. Ama rakip koçların keşke bu çocuk bizde olsun diyeceği en az 5 oyuncumuz var. Her takımın coachu rakip oyun kurucuyu savunmada bezdirip basketbol oynadığına pişman eden Ömer Onan’ı arıyor. Ömer’in tuttuğu oyun kurucuların tek derdi takım oyunu bir yana ellerindeki topu kaptırmamak oluyor. Bizde Sinan Güler de var. Onun savunması çok sağlam. Ama sağlam savunma artık yetmiyor. Saldırganlığını arttırdığı gün tüm coachların hayalindeki isim Sinan olacaktır. Gelelim uzunlara. Bizdeki uzunlar üçgeni, hiçbir takımda yok. Ömer Aşık, Kerem Gönlüm ve Semih’e bir de savunma koridorunu karartan Oğuz’u ekleyebiliriz. Uzunlar üçgenimiz Türk basketbolu hızlansa da, atletik yeteneğimizi sergilemek şansımız artsa diye bekliyorlar. En iyi yanları ise birbirlerine yaptıkları asistler. Tereddüt uyandıran tek bir konu Ömer Aşık’ın faulleri. Çünkü turnuvada tek bir sayı bile çok önemli olacak gibi görünüyor. Ama Aşık’ın faulleri madalyaya ‘hadi gel’ diyecek kadar önemli. Madalya önümüzde. Savaşıp beni söküp alın diyor.

Kaynak: Basketdergisi.com